Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2541 E. 2011/3844 K. 05.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2541
KARAR NO : 2011/3844
KARAR TARİHİ : 05.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin 21/12/2010 gün ve … EK. Sayılı ilamıyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiş, süresi içinde KAYYUM … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, …mahallesi 166 ada 2 parsel sayılı 1962,50 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1989 yılında yapılıp 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın yönetmelik hükümlerine aykırı olarak orman sınırları dışına çıkartılması nedeniyle görevliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, …Asliye Hukuk Mahkemesinin …. sayılı kararı ile görevlilerin tazminata mahkum edildiklerini, bu nedenle, komisyon kararının yok hükmünde olduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ve üzerindeki şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazla ilgili 56 numaralı orman kadastro komisyonunun yapmış olduğu 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın (B) işaretli 803 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalılar Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm kayyum ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dairece hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, hüküm davalı kayyum … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 19.04.1943 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış ise de, 1951 yılında makiye ayrıldığı düşünülerek 1976 yılında toprak muhafaza karakteri taşıdığı gerekçesiyle önceden olduğu gibi dava konusu parsel orman sınırları içine alınmış, 1988 yılında yapılan 19.04.1989 tarihinde kesinleşen 2/B uygulamasında
Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, işlem yapan komisyon başkan ve üyelerinin suç oluşturacak eylemleriyle yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ettiklerinin tespiti ile tazminata mahkum edilmeleri nedeniyle 2/B madde uygulamaları iptal edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman kadastrosu haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün orman kadastrosu dışında B bölümünün orman kadastrosu içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre yazılı biçimde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; hüküm tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı kayyum İstanbul Defterdarlığının karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 21/12/2010 gün ve 2010/14822 – 2010/16424 sayılı kararının aynen muhafazası ile mahkemenin 16/09/2009 tarihli kararının 3, 4, 5 ve 6 numaralı bentlerinin kaldırılarak; bunun yerine, “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 05/04/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.