YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2546
KARAR NO : 2011/5569
KARAR TARİHİ : 04.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13/07/2009 gün ve 2009/7267-11752 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı, Mahallinde 19.09.2007 tarihinde yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi … tarafından düzenlenen 27.09.2007 havale tarihli raporda çekişmeli taşınmazın 1971 tarihli memleket haritasında açık alanda kaldığı bildirilmiş ve çekişmeli taşınmazın ekli memleket haritasında yeri nokta şeklinde açık alanda işaretlenmiştir. Dairenin 09.02.2009 tarihli iade kararı sonrası aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 13.04.2009 havale tarihli bilirkişi raporunda ise çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritasında yeşil orman alanı içinde kaldığı taşınmazın meyve bahçesi niteliğinde olduğu ve hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, yanlışlıkla taşınmazın bulunduğu alanın memleket haritasında yeşile boyandığı sonuç olarak taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ve ekli memleket haritası ile çakıştırılmış kadastro paftasında yeri yeşil orman alanı içinde gösterilmiştir. Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen iki ayrı rapor birbiri ile çelişkili olup, bu raporlara dayanarak hüküm kurulamaz. O halde, mahkemece öncelikle taşınmazın bulunduğu yere ait 1971 tarihli memleket haritasından daha eski tarihli memleket haritası bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi gerektiğine” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Trabzon, Sürmene, Ormanseven beldesi, Merkez mahallesi, Kumuşlu mevkiinde bulunan 196 ada 4 parsel sayılı 9455,07 m2 yüzölçümüne sahip taşınmaza ilişkin 01.05.2006 tarihli kadastro tespiti işleminin iptaline ve taşınmazın Orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak ve uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın
orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hükümden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceğinden ve yasa değişikliğinden kaynaklanan bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 2., 3-a, 3-c ve 5. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.