Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2549 E. 2011/6011 K. 11.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2549
KARAR NO : 2011/6011
KARAR TARİHİ : 11.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 114 ada 1 parsel sayılı 714.69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı gerçek kişi adına tespit edilmiş, davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi krokisinde (B1) harfi ile gösterilen 32.90 m2 ve (B2) harfi ile gösterilen 218.39 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine, (A) harfi ile gösterilen 463.40 m2’lik bölümünün tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/06/2010 tarih, 2010/8454- 9282 Sayılı Kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildiren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı gibi mevcut delillerin değerlendirilmesinde de hataya düşüldüğü, dosya arasında bulunan orman kadastro tutanak ve haritalarının incelenmesinden ilk orman kadastrosunun 1965 yılında seri usulle ve yöreye ait hava fotoğraflarından yararlanılmak suretiyle yapıldığının anlaşıldığı, bilirkişilerin açıkladığı ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu yöntemle yapılan orman kadastrosunda orman tahdit nokta ve hatlarının hava fotoğraflarına işlendiği ve detay tariflerinin günlük olarak düzenlenen tutanaklara yazıldığı, arazi çalışmaları bitirildikten sonra hava fotoğrafları stereomikrometre – SGM4 aletiyle değerlendirilip orman sınır nokta ve hatları 1/10 000 ölçekli haritalar üzerine aktarılarak orman tahdit haritaları oluşturulduğu, bilirkişi raporuna eklenmiş olan ve orman kadastro komisyonunca yapılan çalışmalarda kullanılan hava fotoğrafının incelenmesinde ilgili fotoğraf üzerinde 308- 309- 310 ile devamındaki orman sınır noktalarının işaretlendiği ve bu noktaları birleştiren orman sınır hattının da fotoğraf üzerine işlendiği; ancak daha sonra haritası hazırlanırken bu hatlara uyulmadığı, kısmen güney- batıdaki bir bölümünün daha kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığının görüldüğü, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar
birlikte değerlendirildiğinde orman kadastrosuna esas alınan hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile desteklenen orman kadastro tutanaklarındaki anlatımlara değer verilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerektiği, bu nedenle bilirkişi ek raporu esas alınarak orman kadastro komisyonunca kullanılan ve 308- 309- 310 numaralı orman sınır noktalarının işlenmiş olduğu hava fotoğrafında dava konusu parselin orman sınırları içinde kaldığı anlaşılan kısmen güney- batısındaki bölümün yüz ölçümünün fen bilirkişi tarafından yeniden belirlenmesi, bu bölümün de orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi “ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile bilirkişi krokisinde (A2) harfi ile işaretli 31.90 m2, (B1) harfi ile işaretli 32.90 m2 ve (B2) harfi ile işaretli 218.39 m2’lik bölümlerin orman niteliğinde Hazine, (A1) harfi ile işaretli 431.50 m2’lik bölümünün tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1965 yılında seri bazında orman kadastrosu yapılmış 17/02/1969 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 1986 yılında yapılıp, 23/12/1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.