YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2581
KARAR NO : 2011/6714
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1974 yılında yapılan kadastro sırasında, …köyü 65 parsel sayılı 36.760 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Kasım 1944 tarih 19 ve Aralık 1944 tarih 3 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak tarla niteliği ile davalıların miras bırakanı … adına tespit ve tescil edilmiş, tapu kaydının beyanlar hanesine 10.11.1998 tarihinde “orman sınırları içinde kaldığı bildirilmiştir” şerhi konulmuştur. … ve arkadaşları; tapu kayıtlarına tutunarak önceden …’e bağlı iken sonradan bağımsız köy olan …köyü sınırları içinde kalan çekişmeli taşınmazın 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi sırasında tapulu özel mülk olarak bırakıldığı halde sonradan orman sınırlama haritası içine alındığı, bu işlemin yok hükmünde olduğundan iptal edilmesi istemiyle dava açmıştır.Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 28.7.2008 gün 2007/88-2008/249 sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 14.946 m2 yüzölçümlü bölümü için konulan “orman sınırları içinde kaldığı bildirilmiştir” şerhinin iptaline, (A) ve (C) ile işaretlenen sırasıyla 20.371 m2 ve 1.443 m2 yüzölçümlü bölümleri üzerindeki orman şerhinin iptaline ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Dairece onanarak 16.03.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Bunun üzerine; Orman Yönetimi, Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 28.07.2008 gün 2007/88-2008/249 sayılı ilamına tutunarak 65 parselin kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan kesimlerinin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmesi istemiyle temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece, Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 28.07.2008 gün 2007/88-2008/249 sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ve (C) ile işaretlenen kesimlerinin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu yerlere yönelik el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından çekişmeli taşınmazın (A) ve (C) ile işaretlenen kesimleri yönünden temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1974 yılında arazi kadastrosu, 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 25.02.1998 tarihinde ilan edilen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, çekişmeli taşınmazın 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında 125 numara ile 15.11.1944 tarih 18 ve aynı tarih 3 nolu tapu kaydına istinaden tapu sahipleri adına bırakıldığı, 25.02.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında (A) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinin üzerinde çalılık bulunduğu, 4785 sayılı Yasa ile devletleşen yerlerden olduğundan söz edilerek tahdit içine alındığı, (B) ile işaretlene kesiminin ise P.13 numarası verilerek tahdit dışında bırakıldığı, halihazırda da (A) ve (C) ile işaretlenen kesimler üzerinde tam kapalı meşe, kayın ve gürgen ağaçları bulunduğu, eğim ölçere göre % 30-35 eğimli oldukları anlaşıldığına, 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın temyize konu bölümlerinin kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, diğer taraftan Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 28.07.2008 gün 2007/88-2008/249 sayılı kararının H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm niteliğinde bulunduğu, kesin hükmün davanın taraflarını, akdi ve ırsi ardıllarını bağlayacağı gözetilerek kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Geçici 11. maddesinde “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazın tapu malikleri olan davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple; hükmün yargılama giderlerine ilişkin “4, 5 ve 6. bentlerinin” tamamen hükümden çıkarılarak; bunların yerine, “19.1.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ve 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Geçici 11. maddesi uyarınca davacı … Yönetimi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,” cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 02/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.