YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/262
KARAR NO : 2011/8960
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü 106 ada 144 ve 149 parsel sayılı sırasıyla 1847,69 m² ve 2997,50 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla her bir parsel yönünden ayrı ayrı dava açmış, mahkemece, ayrı ayrı açılan davalar H.Y.U.Y.’nin 45. maddesi gereğince birleştirilmesinden sonra katılan davacı … Yönetimi 11/05/2010 tarihli dilekçe 106 ada 144 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, Hazinenin açtığı davanın reddine, Orman Yönetiminin açtığı davanın kabulüne ve dava konusu Kahramanmaraş ili, … ilçesi … köyü, 106 ada 144 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının (kadastro tespitinin) iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan ve 16/04/2007 ila 16/10/2007 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 106 ada 144 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, mahkemece katılan davacı … Yönetiminin bu parsel yönünden davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken “tutanağının iptaline” karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının üçüncü bendinin ikinci satırında yer alan “tespit tutanağının” kelimeleri hükümden çıkarılarak; bunun yerine, “tespitinin” kelimesi yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) 106 ada 149 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı Hazinenin 106 ada 149 parsel sayılı taşınmaz yönünden açtığı davanın, mahkemenin 23/03/2010 gün 2009/434-320 sayılı birleştirme kararı ile inceleme konusu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve kadastro mahkemesinin görevi dava konusu taşınmaz hakkında sicil oluşturmak olduğu halde, mahkemece bu husus göz ardı edilerek itiraz konusu 106 ada 149 parsel sayılı taşınmaz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup mutlak bozma nedenidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; 106 ada 144 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazının reddi ile, bu parsel yönünden kurulan hükmün yukarıda belirtilen düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,
2) Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin 106 ada 149 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA 07/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.