Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2709 E. 2011/5941 K. 11.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2709
KARAR NO : 2011/5941
KARAR TARİHİ : 11.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 Sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında … köyü 153 ada 8 parsel sayılı 15067,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kardeşleri ile birlikte fiilen kendi kullanımında ve üzerindeki fındık ağaçları kendisine ve kardeşlerine ait olmasına rağmen fiili kullanım durumu ile muhdesat şerhinin hatalı yazıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde kendi kullanımına ilişkin açtığı davanın kabulüne ve … İlçesi, … Köyü 153 Ada 8 nolu parselin kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinin kullanıcı kısmının iptali ile, beyanlar hanesine “parsel üzerinde bulunan fındık ağaçları … oğlu … ve … oğlu …’ın kullanımında olup halen kendilerine aittir” şeklinde şerh düşülmesine, davacının, davalı …’a karşı açtığı davanın pasif dava ehliyetinin bulunmadığından reddine, davacının kardeşlerinin kullanımına ilişkin açtığı davanın, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 Sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak tutanağın beyanlar hanesinin düzeltilmesine yönelik açılan dava nedeniyle taşınmazın kadastro tutanağı davalı olarak mahkemeye gönderildiği halde, hüküm yerinde taşınmazın tesciline yönelik sicil oluşturulmaması ve kadastro hâkimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli oldukları halde mahkemece yapılan araştırmada … oğlu … isimli bir kişinin mevcut olmadığı tespit edilmesine rağmen, olmayan bir kişi lehine kullanım şerhi verilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple hükmün birinci bendinin son satırında yer alan “düşülmesine” kelimesi hükümden çıkartılarak “düşülmesi suretiyle tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması, yine hüküm fıkrasının birinci bendi dördüncü satırında yer alan” … oğlu …” ifadesi hükümden çıkartılarak “yerine … oğlu …” ifadesi yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 11/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.