YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2712
KARAR NO : 2011/5943
KARAR TARİHİ : 11.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında … köyü 102 ada 1 ve 108 ada 23 parsel sayılı sırasıyla 6816,85 m2 ve 6958,38 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili, taşınmazların 16 yıl kadar önce müvekkilinin babası olan davalı tarafından taksim sonucu müvekkiline verildiğini ve taşınmazların fiilen müvekkilinin kullanımında olmasına rağmen, davalı babası lehine muhdesat şerhi verildiğini belirterek muhdesat şerhinin hatalı yazıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve … ilçesi, … köyü 102 ada 1 ve 108 ada 23 nolu parsellerin kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinin kullanıcı kısmının iptali ile beyanlar hanelerine “Bu parsel üzerinde bulunan fındık ağaçları … oğlu …’ın kullanımında olup halen kendisine aittir” şeklinde şerh düşülmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen, yargılamanın hiçbir aşamasına katılmayan ve taşınmazlar başında yapılan keşifte hazır bulunmayan davalının, yargılama aşamasında ileri sürmediği hususları temyiz aşamasında ileri süremeyeceğine göre, tutanağın beyanlar hanesinin düzeltilmesine yönelik açılan davada mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; tutanağın beyanlar hanesinin düzeltilmesine yönelik açılan dava nedeniyle taşınmazların kadastro tutanağı davalı olarak
mahkemeye gönderildiği halde, hüküm yerinde taşınmazların tesciline yönelik sicil oluşturulmaması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının birinci bendinin ve ikinci bendinin son satırlarında yer alan “düşülmesine” kelimeleri hükümden çıkartılarak her iki bendin son satırına ayrı ayrı olarak “düşülmesi suretiyle tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.