Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2730 E. 2011/6548 K. 30.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2730
KARAR NO : 2011/6548
KARAR TARİHİ : 30.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 129 ada 141 parsel sayılı 17434029 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar vekili, Ağustos 315 Daimi tarih 2 nolu tapu kaydına, 1937 tarih 171 tahrir nolu vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanarak müvekkillerine ait yaklaşık 30 dönüm miktarındaki taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığını, bu taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığını, tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile fen bilirkişisi … Atıcı tarafından düzenlenen 17.06.2010 tarihli krokili raporda (A) işaretli 37123,219 m² yüzölçümlü bölümün tarla niteliği ile 1/3’er hisse ve müşterek mülkiyet olarak davacılar adına tapuya tesciline, geriye kalan bölümünde orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazı uyduğu kabul edilen Ağustos 315 Daimi tarih 2 sıra nolu tapu kaydının üç sınırı dağ bir sınırı da Ümmet tarlası okumakta olup Ümmet tarlası da kesinleşen orman parseli içerisinde kaldığı, yine tapu kaydında bulunan dağ sınırı doğal sınır olup her yerde bulunabileceğinden tapu kaydının dava konusu yere uyduğunun kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle; 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince tapuya dayanılarak açılan davada tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, zilyetlik yoluyla ormandan yer kazanılamayacağı gözetilerek davacı gerçek kişinin davasının reddi gerekirken, aksine görüş ve kanaatle kabulü yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 30/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.