Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2744 E. 2011/6950 K. 07.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2744
KARAR NO : 2011/6950
KARAR TARİHİ : 07.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2004/10860-11934 sayılı bozma kararında özetle; “Kadastro tespitinden önce 26/05/2000 tarihinde … tarafından … ve … … aleyhine açılan paya vaki elatmanın önlenmesi davası görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Asliye Mahkemesine verilen 26/05/2000 günlü dava dilekçesinde Gümüşhane Merkez … köyü, köy önünü pınarbaşı mevkiinde kain doğusu yol, batısı mer’a, kuzeyi … ve hissedarı, güneyi yol ve aynı köyün köy başı bostan mevkiinde kain, doğusu …, batısı…, kuzeyi yol, güneyi … ile çevrili iki parça yerin ortak miras bırakan … oğlu …’dan kaldığı ileri sürülerek davalıların paya vaki elatmanın önlenmesi istenilmesine karşın mahkemece 11 parça taşınmazın esası ile ilgili olarak karar verilmiştir. Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3402 sayılı K.Y.nın 27/3. Maddesinde Asliye Mahkemesinden aktarılan ve henüz kesinleşmemiş bulunan davalara kaldıkları noktadan bu kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunacağı hükme bağlanmıştır. Hal böyle olunca hükme konu edilen ve hakkında karar ittihaz olunan parsellerin Asliye Mahkemesindeki davaya konu edilen yerler olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir. Mahkemece, açıklandığı gibi bir belirleme yapılmamıştır. Asliye Mahkemesindeki davanın konusu olmayan taşınmazların esası hakkında karar verme olanağı yoktur. O halde, mahkemece yapılması gereken iş yerinde keşif yapılarak 11 parça taşınmazdan hangilerinin Asliye Mahkemesindeki davanın konusu olduğu belirlenmek, davaya konu taşınmazlarla ilgili olarak tarafların iddiaları doğrultusunda gösterecekleri delillerle re’sen lüzum görülecek deliller toplanıp haklarında sicil oluşturmaya esas olacak, Asliyedeki davanın konusu olmayan taşınmazlarla ilgili olarakta gerekli ilanlar yapılmak ve kadastro işlemlerinin tamamlanması için tutanak asılları ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek … olduğu üzere karar verilmiş olması doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir. Bozmadan sonra Hazine ve Orman Yönetimi, çekişmeli 120 ada 4, 146 ada 130 ve 146 ada 91 sayılı parsellerin orman olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuştur. Mahkemece, Hazine ve Orman Yönetiminin davasının kabulü ile 120 ada 4 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davacı …’ın 146 ada 130 sayılı parsele ilişkin davasının reddi ile bu parselin tespit gibi tesciline,
Davacı …’ın çekişmeli 121 ada 44, 122 ada 1, 130 ada 11, 136 ada 1, 138 ada 1-7 ve 8 sayılı parsellere ilişkin davasının kabulü ile bu parsellerin kadastro tespitlerinin iptaliyle … … mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 5304 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince orman sınırlandırması yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve temyize konu 120 ada 4 ve 146 ada1 30 sayılı parsellerin eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek orman olarak tescil edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 146 ada 91 parsel yönünden ise, mahkemenin … olduğu 24/06/2004 tarihli karar, temyiz edilmediğinden kesinleştiğine ve hüküm kesinleştikten sonra müdahale mümkün olmadığına, Hazinenin müdahalesinin bu parsel için sonuç doğurmayacağına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 07/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.