Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2776 E. 2011/7413 K. 14.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2776
KARAR NO : 2011/7413
KARAR TARİHİ : 14.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine ve davalılardan … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 152 ada 2, 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Hazine, davacı … Yönetiminin yanında davaya müdahil olmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 2 sayılı parselin (B1) işaretli 4499,79 m2, (B2) işaretli 494,74 m2, 5 sayılı parselin (B) işaretli 755,04 m2 ve 7 sayılı parselin (B) işaretli 722,92 m2 bölümlerinin kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazların (A) işaretli bölümlerinin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 152 ada 2, 5 ve 7 sayılı parsellerin (B) işaretli bölümlerinin orman sayılan yerlerden, (A) işaretli bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve bu bölümler üzerinde davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu anlaşıldığına göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına ilişkin bentlerinin kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36. Maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/06/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.