Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2803 E. 2011/10961 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2803
KARAR NO : 2011/10961
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesine göre yapılan kadastroda … köyü 122 ada 1160 parsel sayılı 1488,02 m2 yüzölçümündeki taşınmaz çalılık niteliğiyle, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” şerhi yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendi zilyetliğindeki tarım alanı olduğu halde, çalılık niteliğiyle tesbit edilip, kullanımında olduğunun beyanlara yazılmadığı iddiasıyla, taşınmazın kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazılmasını istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1987-1988 yıllarında yapılıp 06.12.1988 ila 06.06.1989 tarihinde yapılan ilandan sonra kesinleşen orman kadastrosu ile 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli paselin eski tarihli haritalarda ve özellikle 1989 yılı memleket haritasında orman olaak nitelendirildiği bir yana, eylemli olarak, sınırdaki devlet ormanının devamı niteliğinde çalılık ve taşlık olduğu, orman bilirkişi raporuyla, yüksek eğimli çalılık niteliğindeki orman alanı olduğu, eski tarihli memleket haritası ve 1989 yılında düzenlenen memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği, orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiğine, Orman Yönetiminin istemesi halinde, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili sağlanabilecek yerlerden olduğuna, her ne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 35 yıldır davacının kullanımında olduğunu, ziraat uzmanı bilirkişi tarım alanı olduğunu bildirmişse de, gerek ziraat uzmanı bilirkişi raporuna eklenen fotoğraflar ve gerekse orman bilirkişi raporuna ekli fotoğraflara göre, taşınmazın üzerinde iş makinaları çalıştırılarak tesfiye edilmeye çalışıldığı ve taşınmazın keşif günkü bulgulara göre bile tarım alanı olmadığına, davacı ya da başka birinin kullanabilceği yerlerden olmadığı somut bulguları karşısında soyut yere bilirkişi ve tanık sözleri ile ziraat bilirkişi görüşüne değer verilemeyeceğinden, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 04/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.