YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2883
KARAR NO : 2011/6480
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ile Necmettin, Şevki ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, 109 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek, 30 günlük kısmi ilana çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik ve ekli haritada gösterilen alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu yer hakkında 189 ada 1, 2, 3 ve 188 ada 1 parsel numaraları verilerek ve kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduklarından söz edilerek malik hanesi açık bırakılıp kadastro tespit tutanağı düzenlenerek 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince mahkemeye gönderilmiş, tespit malikleri de davaya dahil edilerek davaya devam edilmiş ve mahkemece açılan davanın KABULÜNE, dava konusu 189 ada 1, 2, 3 ve 188 ada 1 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ile Necmettin, Şevki ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece dava konusu taşınmazların 1958 tarihli memleket haritasındaki konumuna göre dört yönden orman ile çevrili 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi kapsamında ormaniçi açıklığı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, delillerin takdirinde yanılgıya düşülmüştür. Dava konusu 189 ada 1-2-3 ve 188 ada1 parsellerin tespitine esas alınan Nisan 1954 tarih 131 nolu tapu kaydı 13250 m2 yüzölçümlü olup, dava konusu parsellere revizyon görmüştür. Bu tapu kaydının dayanağı olan tevzi krokisi getirtilip uygulanmadığı için taşınmazları kapsayıp kapsamadığı anlaşılamamaktadır. Dayanak tapu kaydı, 4753 sayılı Yasaya göre verilen tevzi tapusu olup, 4753 sayılı Yasanın 8. maddesinde topraksız çiftçilere dağıtılacak arazi sayılmış olup, bu araziler içinde orman arazileri yer almamaktadır.
6831 sayılı Yasanın 17/1 maddeleri gereğince “Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.”. Bu cümleden, öncesi devlet ormanı olduğu belirlenen kısımlar için oluşturulan tevzi tapusu da geçerli değildir.
Mahkemece, öncelikle dayanak tapu kaydının tevzi krokisi getirtilerek, yöreye ait eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlara ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden ve tapu kaydının kuzey sınırı funda okuduğundan, tapu kaydı krokisi var ise 3402 sayılı Yasanın 20/a maddesi gereğince zemine uygulanıp, kroki dışında kalan kısımlar ile kroki kapsamı içinde olup, eski tarihli belgelerde orman olan kısımlar yönünden Orman Yönetiminin davası kabul edilerek bu kısımların orman niteliği ile tesciline karar verilmelidir. Eski tarihli belgelerde açık alanda kalan ve tevzi krokisi kapsamında kalan kısımlar yönünden ise dava reddedilmeli, bu kısımların ise gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmelidir. Dayanak tapu kaydının krokisi yok ise 20/c, 21 ve 32/3 maddeleri gereğince tapu kaydı kapsamı belirlenerek, kayıt kapsamında kalıp öncesi orman olmayan yerler hakkındaki davanın reddine, öncesi orman olan yerlerin ve kayıt miktar fazlasının ise orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılardan Necmettin, Şevki ve Aydın Özdoğru ile Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 30.05.2011 günü oybirliği ile karar verildi.