YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3004
KARAR NO : 2011/6079
KARAR TARİHİ : 12.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … köyünde yapılan kadastro sırasında yapılan kadastro sırasında Aralık 1973 tarih ve 33 sıra numarasıyla tapuda kayıtlı taşınmazının 201 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve … köyü 200 ada 1 nolu parselin bilirkişi raporlarında (A) harfiyle gösterilen 6848,30 m2, (B) ile gösterilen 9245,78 m2 olmak üzere toplam 1.6094,08 m2 yüzölçümü belirlenerek orman vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. 2007 yılında genel arazi kadastrosu yapıldığı, çekişmeli taşınmaz için kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmü uyarınca taşınmazın içinde bulunduğu alanın 201 ada 1 sayılı parsel numarası altında kroki düzenlenerek orman niteliği ile tapu kütüğüne devredildiği anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26.maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir (H.G.K. 28.11.2007 gün ve 2007/20-909-891).
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde; bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, davanın genel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Mahkemece dosyanın görevsizlik kararı ile genel mahkemeye gönderilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 12/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.