Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3129 E. 2011/6658 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3129
KARAR NO : 2011/6658
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … köyü, 108 ada 85 parsel sayılı 12475,25 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 26.06.1973 tarihli 76 sıra nolu tapu kaydıyla zeytinlik niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesiyle; taşınmaz sınırlarının sabit olmadığını, iskanen verilen tapu kayıtları hariç tüm bölgenin emvali metruke arazisi olduğunu,bu tür yerlerin imar, ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağını bu nedenle yapılan tespitin iptaliyle tapu kayıt miktar fazlasının Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin krokide (B) ile işaretli 9718,25 m²’lik kısmının parselden ifrazı ile 108 adaya ait en son parsel numarası ile aynı vasıfla Hazine adına tesciline, bu kısım üzerinde bulunan 25-30 yaş civarında 321 adet zeytin ağacının davalıya ait olduğunun 3402 sayılı Yasanın 19/2 maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, krokide (A) ile işaretli 2757,00 m²’lik kısmın ise yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve parselin tespitine esas alınan tapu kaydının açık yön bırakmadan parseli kapsamadığı, orman sınırının açık kaldığı, 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesine göre bu tür kayıtların yüzölçümlerine değer verilerek kapsamı belirleneceği gibi, memleket haritasında da kayıt miktar fazlasının bitişikteki devlet ormanının devamı niteliğinde yeşil renge boyalı çalılık olarak göründüğü göz önünde bulundurularak tapu kaydı miktar fazlası yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 6, 7, ve 8. paragraflarının kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36.maddesine eklenen (a)
fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.