YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3134
KARAR NO : 2011/6369
KARAR TARİHİ : 25.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Mahallesi 267 ada 33 parsel sayılı 3943.81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Ocak 1975 tarih 5 nolu tapu kaydı nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmıştır.
Hükme esas alınan 16.08.2010 havele tarihli orman bilirkişi ek raporunda, 1953 baskı 666 nolu hava fotoğrafında çekişmeli taşınmaz ve etrafında herhangi bir orman ağacı görünmediğinden orman vasfında olmadığı belirtilmiş, aynı bilirkişinin 27.03.2009 havele tarihli raporunda ise, 1954 tarih M 38 b1 pafta nolu memleket haritasında çekişmeli taşınmazın yapraklı ağaç ve çalılık niteliğinde orman alanı sınırları içerisinde orman sayılan yerlerden olduğu belirtildiğinden, raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi rapora neden üstünlük tanındığı açıklanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilmeli, dava konusu parselin tespitine ilişkin Ocak 1975 tarih 5 sıra nolu tapu kaydı tüm tedavülleri ile getirtilmeli, tapu kaydının Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.12.194 tarih 1972/1024-547 sayılı kararı sonucu tapuya tescil edildiği ve Orman Yönetiminin bu davada taraf olmadığı dikkate alınmalı, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir
yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın tespitine uygulanan tapu kaydı uygulanarak kapsamı ve sınırları fen bilirkişi tarafından tanzim olunacak krokili raporda gösterilmeli, komşu taşınmazlar olan 267 ada 30, 34 ve 140 sayılı parsellerin orman niteliği ile hükmen kesinleştiği göz önüne alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.