YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/318
KARAR NO : 2011/3225
KARAR TARİHİ : 24.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 209 ada 3 parsel sayılı 467,57 m2 karir ev ve bahçe nitelikli taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına(adlarına) tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan orman alanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın KABULÜNE, dava konusu parselin tessbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman olarak sınırlandırılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası ile … fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu gibi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.10.2006 gün ve 2004/552-511 sayılı kesinleşmiş kararının bulunduğu belirlenip, sözü edilen kesinleşmiş ceza mahkemesi kararının, Borçlar Yasasının 53. Maddesi gereğince davalı gerçek kişiyi çekişmeli parselin orman sayılan yerlerlerden olduğu yönünde bağlayacağı gözetilerek, davanın kabulne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. Bu sebeple hüküm fıkrasında vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik 5, 6, 7 ve 8 nuralaı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle
düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 24/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.