YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3390
KARAR NO : 2011/6623
KARAR TARİHİ : 01.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19/04/2007 gün ve 2007/1281-5261 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Hükme esas alınan 02.09.2002 tarihli orman bilirkişilerinin düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın yörede 1948 ve 1977 yıllarında yapılan orman kadastro çalışmalarında kesinleşen orman sınırları dışında kaldığını, 1952 yılında yapılan maki tefrik komisyonu çalışmasında XIII nolu poligon içinde makiye tefrik edilen alanda yer aldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamışlardır. Çalışma tutanaklarında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak “15 nolu orman tahdit noktası sırtta meyilin değiştiği yerde Karadere köyü cami minaresi 16 derece kuzeyde, menfez ağzı 198 derece kuzeydedir. Buradan kuzey doğu, sonra kuzey, tekrar kuzey doğu yönde gidilerek 16 nolu orman sınır noktasına gelindi. Hattın solu: … … tarlası; sağı; meşe ile kaplı bozuk baltalık devlet ormanıdır. 16 nolu orman sınır noktası: kuruderenin kuzey doğu yamacında … tarlasının, güney batısında köy cami minaresi, 7 derece kuzeyde köy trafo merkezi 9 derece kuzeydedir” denilmek sureti ile tarif edilmektedir. Uzman bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastro harita ve tutanaklarının ne şekilde uygulandığı belli olmadığı gibi, rapor ekinde sundukları krokide 15 ve 16 nolu orman tahdit noktaları kesinleşen orman kadastro haritasındaki hattan mesafe, yön olarak farklıdır…Somut olayda; makiye ayırma komisyonu, yönetmeliğin öngördüğü biçimde kurulmamış ve Yönetmeliğin öngördüğü biçimde çalışma yapmamıştır. 1993/5-1 Sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararında “bu yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonları yasal olup yaptıkları işlemlerinin de geçerli olduğu” hüküm altına alındığına göre “yönetmelik uyarınca kurulmamış olan komisyonların yaptıkları işlemlerin geçersiz ve yok hükmünde olduğu” sonucuna ulaşılır. Bir an için 1951 yılında yapılan makiye ayırma işlemi geçerli olduğu kabul edilse bile dava konusu taşınmazın 1989 yılında orman sınırları içine alınması da Yasa ve Yönetmeliğe uygundur. Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın yörede 1948 ve 1978, 1990 yıllarında yapılan orman kadastrosu aplikasyon, 2. ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 117 ada 7 parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında seri bazında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1978 ve 1990 yıllarında yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman tahdidi, aplikasyon, 2. madde ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.