YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3442
KARAR NO : 2011/7315
KARAR TARİHİ : 13.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü 142 ada 32, 103 ada 90 ve 105, 106 ada 68, 129 ada 9 parsel sayılı sırasıyla 5023,37 m², 7634,37 m², 10523,33 m², 1730,74 m² ve 173,44 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE ve dava konusu 142 ada 32 parselin kadastro tespitinin iptali ile ham toprak niteliği ile Hazine adına, 103 ada 90 ve 105, 106 ada 68, 129 ada 9 sayılı parsellerin tespit malikleri adına yapılan tespitlerinin iptaline ve 8/40’ar payının …, …, …, 4/40’ar payının … ve …, 2/40 payının …, 1/40’ar payının …, …, …, …, … ve Bahar Sunar adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman sınırlandırması yapılmıştır.
1) Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
2) Davalı …’ın 142 ada 32 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamına ve yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre, çekişmeli parselin uzun süredir kullanılmadığı ve üzerinde kapalılık oluşturmayan meşe ağaçlarının bulunduğu, Hazinenin taşınmazın niteliğine ilişkin bir temyizi bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalılar aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı gerçek kişiler aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 5., 6. ve 8. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine beşinci bent olarak “5-6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına, sonraki bendlerin takip eden numara verilmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince onama harcı alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde gerçek kişiye iadesine 13/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.