Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3690 E. 2011/6739 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3690
KARAR NO : 2011/6739
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … mirasçıları …, …, … … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, … ve arkadaşları vekilinin duruşmalı temyiz istemi gider yönünden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2010 yılında yapılan 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasa ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca 2/B madde alanlarında yapılan kadastro sırasında … Köyü 3027 parsel sayılı 2.811,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve taşınmazın … kızı …, … oğlu … ve … oğlu …’ün kullanımında olduğu açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … oğlu …, çekişmeli taşınmazı 1987 yılından buyana kendisinin kullandığı, beyanlar hanesindeki “taşınmazın … kızı …, … oğlu …’ın zilyetliğinde olduğu “ şerhinin silinerek kendisinin zilyet olduğu şerhinin yazılması istemiyle dava açmıştır..Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki “taşınmazın … kızı …, … oğlu … ve … oğlu …’ün kullanımındadır” açıklamasının “kullanıcısı … oğlu …’dür” olarak düzeltilmesine, tutanağın bu şekilde tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm … mirasçıları …, …, … …ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesine zilyetlik şerhinin yazılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir.Şöyle ki ; duruşmada dinlenen kadastro tespit bilirkişilerinden …, davalı yerin bitişiğindeki düz alanı davacı ile …’ın kullandıklarını davalı yerin bulunduğu yamaçtaki yerin kimse tarafından kullanılmadığını belirtmiştir. Keşifte yerel bilirkişi olarak dinlenen kadastro tespit bilirkişilerinden … … … ; çekişmeli yerin sınırdaki düz yer ile birlikte … …’a ait olduğunu, davacının … … mirasçılarından bir kesiminin payını satın aldığını, … ve …’ın paylarını satın aldığını, parasını ödediğini, davalı yeri davacının kullandığını ifade etmiştir…Keşifte tanık olarak dinlenen ve kadastro tespit tutanağında muhtar olarak imzası bulunan … … ise davalı yerin öncesinde dedesi … …’a ait olduğunu, dedesinin ölümünden sonra mirasçıları arasında paylaşım olduğunu, babası olan …’in payını davacıya sattığını, diğer mirasçıların paylarını satıp satmadıklarını bilmediğini, tel örgü ile çevrili davalı yeri davacının kullandığını, düz yeride davacı ile …’ın kullandıklarını, burada davacı ile …’ın kullandıkları yerler olduğunu, başka mirasçıların kullandıkları yer olmadığını belirtmişlerdir. Duruşmada dinlenen tanıklar … … ve … ; etrafı tel örgü ile çevrili olan yeri davacının kullandığını,
davalıların bu yeri kullanmadıklarını, bu yerin güneyindeki yeri …’ın kullandığını bildirmişlerdir. Ziraat mühendisi … tarafından düzenlenen raporda ise çekişmeli taşınmazın eğimi düşük olan kısımlarında toprak işlemesi yapıldığı, tarımsal amaçla kullanıldığı,eğimin fazla olduğu kısımlarda tarım yapılmadığı açıklanmıştır.Bu durumda ziraat bilirkişi raporu, tanık anlatımları ve yerel bilirkişi beyanları arasında çelişki bulunmakta olup mahkemece bu çelişkiler üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Böylelikle çekişmeli taşınmazın tamamının kullanılıp kullanılmadığı ve fiili zilyedinin kim olduğu yönünde duraksama olmuştur. Bu sebeple; ziraat mühendisi, fen elemanı, tarafların bildirecekleri tanıklar, yerel bilirkişi ve kadastro tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazın tamamının tarım arazisi olarak kullanılıp kullanılmadığı, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasa ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca taşınmazın fiilen ve ne kadar süreyle kim veya kimler tarafından kullanıldığı yönünde gerekli inceleme araştırma yapılmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Aksi düşünce ile eksik inceleme ve uygulama sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 02/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.