Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3735 E. 2011/7517 K. 15.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3735
KARAR NO : 2011/7517
KARAR TARİHİ : 15.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/03/2009 gün ve 2009/2457-3708 ve 2009/2460 – 3707 sayılı bozma kararlarında özetle: “Davacı gerçek kişinin köy tüzelkişiliği aleyhine ve zilyetliğe dayalı açtığı kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı gerçek kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı gibi Orman Yönetimi ve Hazinenin bu yere ilişkin dava açıp açmadıkları da araştırılmamıştır. Ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın çalılıklarının temizlenerek imar ihyasının tamamlandığı belirtildiği, yine keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ifadelerinde, davacının bu yeri 1969 yılından itibaren kullanmaya başladığı ve 15-20 yıldan bu yana da ekip biçmediği, otunu biçmek ve hayvan otlatmak suretiyle kullandığı belirtildiği halde, davacının bu yer üzerindeki zilyetliğinin tam olarak ne zaman başlayıp ne kadar sürdüğü, sürdürülen zilyetlik süresinin taşınmaz mülkiyetinin kazanımı için yeterli olup olmadığı, ot biçmek ve hayvan otlatmak suretiyle sürdürülen zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, 15-20 yıldan bu yana kullanılmamasının zilyetliğin terki olup olmadığı üzerinde durulmamış, belirtilen eksiklikler usulüne uygun olarak giderilmemiştir.
O halde; mahkemece, yörede yapılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını gösterir askı ilan tutanağı ile tahdit haritası, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ile kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflara göre düzenlenmiş memleket haritası ve varsa amenajman planı topoğrafik fotogometri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritası ve komşu parsel tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi ve açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olduğunun belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, taşınmaz üzerinde, davacının 1969 yılından itibaren başlayan zilyetliğinin tam olarak ne zamana kadar ve ne şekilde devam ettiği tanıklara açıklattırılmalı, ot biçmek ve hayvan otlatmak suretiyle sürdürülen zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı ve taşınmazın 15-20 yıldan beri kullanılmamasının zilyetliğin terki niteliğinde olup olmadığı tartışılmalı, oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacılar tarafından ayrı ayrı açılan davalar, H.Y.U.Y.’nin 45. maddesi gereğince birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacıların davasının ayrı ayrı reddine ve dava konusu 181 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 2004 yılında ilk kez yapılan ve 15.06.2006 – 15.12.2006 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.