YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3891
KARAR NO : 2011/3346
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 1024 parsel sayılı taşınmaz, 5760 m2 yüzölçümüyle ve ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş; çekişmeli 3025 parsel sayılı taşınmaz, bu parselin ifrazi ile oluşmuş olup ham toprak niteliğiyle ve 960 m2 yüzölçümüyle davalı adına tapuda kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile 3025 numaralı parselin (A) ile gösterilen 542 m2 kısmının tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline, bu kısma yönelik davalının el atmasının önlenmesine, bu kısım üzerinde orman ağaçları dışında sabit tesis niteliğinde yapı bulunmadığından yıkım hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1981-1982 yıllarında yapılan ve dava tarihinden önce ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması vardır.
İade kararı sonrası fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 25.01.2011 tarihli tahdit haritası ile çakıştırılmış ek raporda çekişmeli taşınmazın tamamının tahdit dışında ziraat alanı olduğu belirlenmiş ise de 06.07.2009 tarihli bilirkişi Bülent Güngör tarafından düzenlenen rapor esas alınarak kurulan 09.03.2009 tarihli mahkeme kararı sadece davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Kural olarak, taraflardan yalnız birinin temyiz etmiş olduğu hüküm temyiz eden taraf aleyhine bozulamaz. Buna aleyhe bozma yasağı denir. Ancak, kamu düzenine ilişkin hususlarda aleyhe bozma yasağı uygulanamaz. Aynı şekilde dava şartı noksanlığı halinde de aleyhe bozma yasağı uygulanamaz. Somut olayda, kamu düzeni ve dava şartı noksanlığı bulunmadığından, davacı … Yönetimi lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan ve davalı tarafın temyiz istemi bulunmadığından aleyhe bozma yasağı gereğince bu husus bozma nedeni yapılamayacağından hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.