YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3947
KARAR NO : 2011/5438
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 09.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi Davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşma istemli temyiz eden …, … ve arkadaşları gelmedi, karşı taraftan temyiz eden Hazine vekili Avukat … ile temyiz etmeyen Orman Yönetimi vekili Avukat … … … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip,
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.02.2005 gün ve 2005/85-1095 sayılı bozma kararında özetle: “çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle Orman Yönetiminin temyiz itirazları red edilmiş, Hazinenin temyiz itirazları kabul edilerek, çekişmeli Uzunyurt köyü 13 ada 74 sayılı parselin tamamının üçüncü derece arkeolojik sit alanı içinde belirlendiği, 5226 sayılı yasa ile değişik 2863 Sayıl Yasa hükümlerine göre bu trü yerleri zilyetlikle edinilemeyeceği, parselin dört yönden devlet ormanı ile çevrili orman içi açıklığı olduğu, Müze Müdürlüğünün yazısına ekli fotoğraflara göre orman örtüsü ile kaplı olduğu, bu nitelikteki bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ne şekilde konu edildiğinin anlaşılamadığı, bu nedenle yeniden yapılacak keşifte taşınmazın niteliğinin, orman içi açıklığı olup olmadığının belirlenmesi, ormana genişleyip genişlemediğinin ve orman bütünlüğünü bozup bozmadığının değerlendirilmesi, bundan ayrı orman Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 11. maddesine 5226 sayılı yasa ile yapılan ekleme ile “sit alanlarının” zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği esasının kabul edildiği, bu yasanın kamu düzeni ile ilgili olduğu, bu nedenle değişiklik yasası ile birlikte henüz kesinleşmemiş olan davalara uygulanacağı, bu yasa hükmünün kesinleşmemiş davalarda da göz önünde tutulması, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükmü nazara alınarak delillerin taktir olunması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Uzunyurt köyünde genel kadastro 1990 yılında yapılan genel kadastroda 113 ada 74 parsel sayılı 299 m2 yüzölçmündeki taşınmaz senetsiz 462 yazım numaralı vergi kaydı ve zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı aynı ada 73 ve 75 parseller ile bir bütün olarak … zilyetliğinde olduğu, ancak 1. Derece Doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşerek, 08.06.1993 tarihinde Hazine adına tapuya kayıt edilmiştir.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman kadastrosu 1988 yılında yapılıp, 30.05.1990 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası, amenajman planı, hava fotoğrafları, orman kadastro tutanakları ile haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacılar taşınmaza el birliği ortaklığı yoluyla sahip olduklarını iddia ettikleri, bu nedenle aralarında mecburi dava arkadaşları bulunduğu için yargılama giderlerinden müteselsil olarak sorumlu oldukları gözetilmeden, Hazinenin sarf ettiği yargılama giderleri ile, kendini avukat ile temsil ettiren Hazine yararına hükmedilmesi gereken avukatlık ücretinin davacılardan eşit olarak alınmasına karar verilmesi, yine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 3/2 maddesi gereğince mecburi dava arkadaşı olan Hazine ve Orman Yönetimi için bir tek avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken ayrı ayrı avukatlık ücretine karar verilmesi doğru değil, davacı gerçek kişiler ile Hazinenin bu yöne temas eden temyiz itirazları yerindeyse de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “Davalı Hazinenin yaptığı yargılama gideri olan temyiz gideri 10,00.- TL ve 6 davetiye gideri 21.- TL dosya geliş gidiş masrafı 4,5.- TL olmak üzere toplam 35,60.- TL nin davacılardan eşit olarak alınarak davalı Hazineye verilmesine,” “Davalılar kendilerini birer vekil ile temsil ettirdin anlaşıldığından yürürlükteki A. A. Ü. T. gereğince 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan eşit olarak alınarak davalılara eşit olarak verilmesine” cümlelerinin hükümden çıkartılarak, bunun yerine; “Davalı Hazinenin yaptığı yargılama gideri olan temyiz gideri 10,00.- TL ve 6 davetiye gideri 21.- TL dosya geliş gidiş masrafı 4,5.- TL olmak üzere toplam 35,60.- TL nin davacılardan müteselsil olarak alınıp, davalı Hazineye verilmesine,” “Davalı … Yönetimi ve Hazine kendilerini birer vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından yürürlükteki A. A. Ü. T. 3/2 maddesi gereğince red nedeni davalı yönetimler için aynı ve ortak olduğundan, yararların tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 1.000,00.- TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen olarak alınarak davalılara eşit olarak verilmesine” cümlelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 825,00.- TL’şer Avukatlık ücretinin davacı gerçek kişilerden müteselsil olarak alınıp Yargıtay’daki duruşmada kendini vekille temsil ettiren Hazineye ve Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacı gerçek kişilere yükletilmesine 03/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.