YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4171
KARAR NO : 2011/7699
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.11.2008 gün ve 2008/13799 – 14458 sayılı bozma kararında özetle; “İncelenen dosya kapsamına göre yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; uzman bilirkişi (A) ile işaretli yerin orman sınırı içinde kaldığını rapor etmiş ve mahkemece de bu rapora göre hüküm kurulmuş, Dairece yapılan iade kararı üzerine aynı bilirkişi bu kez çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretli 681 m2 ve (C) ile işaretli 905 m2 bölümlerin tahdit içinde, (B) ile işaretli 2003 m2 bölümünün ise tahdit dışında kaldığını belirterek aynı bilirkişi tarafından iki ayrı ve çelişkili rapor düzenlendiği anlaşılmış olmakla bu rapora dayanak olarak hüküm kurulmuş olmasının yersiz olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … köyü 152 ada 2 sayılı parselin fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 681,76 m2 ve (C) ile gösterilen 905,53 m2 bölümlerinin ifraz edilmesine ve bu bölümlerin tapusunun iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1744 sayılı Yasaya göre 07.04.1982 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 2896 sayılı Yasaya göre 08.05.1987 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 3302 sayılı Yasaya göre 01.12.2005 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece davacı Orman Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu 152 ada 2 sayılı parselin (A) ile gösterilen 681.76 m2, (C) ile gösterilen 905.53 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmiştir. Bozmadan önceki 19.10. 2006 günlü kararla Orman Yönetiminin davası kısmen kabul edilerek çekişmeli … köyü 152 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 20.08.2006 tarihli uzman orman bilirkişisi raporu ve eki olan krokisinde (A) harfi ile gösterilen 449.00 m2’lik bölümüne ilişkin tapu kaydının kısmen iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Anılan kararı Orman Yönetimi temyiz etmemiştir. Böylece, 19.06.2006 günlü hüküm Orman Yönetimi aleyhine kesinleşmiş ve belirlenen miktar bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Davalı gerçek kişi vekilinin temyizi üzerine ise mahkemece usuli kazanılmış hak ilkesi dikkate alınmadan temyiz eden aleyhine sonuç doğuracak biçimde yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda; mahkemece, kazanılmış usuli hak ilkesi gözönünde bulundurularak bozma ilamı öncesindeki kararda olduğu gibi taşınmazın uzman orman bilirkişinin düzenlediği 20.08.2006 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 449.00 m2’lik bölümünün krokisinden ifrazı ile tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve bu bölüme yönelik davalının vaki elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak şekilde taşınmazın 24.12.2010 tarihli rapor ve eki krokide (A) harfi ile gösterilen 681,76 m2’lik ve (C) harfi ile gösterilen 905,53 m2’lik bölümlere ilişkin olarak tapu kaydının iptal edilerek tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.