Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4177 E. 2011/7707 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4177
KARAR NO : 2011/7707
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2924 sayılı Yasaya göre yapılan kullanım kadastrosundan kaynaklanan 4706 sayılı Yasaya göre satış ve tescil işlemi davasının yapılan duruşması sonunda, mahkemenin görevsizliğine yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … dava dilekçesinde, … köyü 952 parsel sayılı 10071.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tescil edilmiş olduğunu, 2924 sayılı Yasanın 11 ve 12. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunda taşınmazın ½ hissesinin kendi kullanımında olduğuna ve 1/2 hissesinin de kardeşi … …’a ait olduğuna ilişkin şerh bulunduğunu, Hazine arazilerinin zilyetlerine satışına ilişkin yasa ve uygulama bağlamında (ORKÖY) Orman Bölge Müdürlüğüne müracaat ederek idarenin belirlediği 881.267.000 TL rayiç bedeli yatırarak adına 1/2 hisse itibariyle tescil talep ettiğini, Bölge Müdürlüğünce 02.06.2000 tarih ve 4377 sayılı yazı ile tescil işlemi yapılmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazıldığını, ancak … Tapu Sicil Müdürlüğünce 10.12.2009 tarih 13999 sayılı yazı ile talebinin reddedildiğini, başvurusunun ve resmi yazı tarihinin yasanın yürürlüğe girdiği 18.07.2001 tarihinden önce olduğunu, Tapu sicil Müdürlüğünün yasanın yürürlüğe girdiği 18.07.2001 tarihine kadar müracaat olması halinde tescil işlemini yapabilecekleri, bu tarihin geçtiğinden bahisle tescil taleplerinin işleme konulmadığın ileri sürerek taşınmazın 1/2 hissesinin adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, görevli mahkemelerin İdare Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, davacının İdare Mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazineye ait olan taşınmazın 2924 sayılı Yasanın 11-12. maddeleri uyarınca zilyetlik şerhine dayanılarak davacı adına yazılan 1/2 payın 4706 sayılı Yasaya göre satışının yapılması nedeniyle adına tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit ve dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, Karaboynuzlu (…) köyü 952 parsel sayılı 1007162 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde 1/2’sinin … …, 1/2’sinin ise …’ın kullanımında olduğu belirtilmek suretiyle, 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuda kayıtlı olup, Orman Bakanlığı Orköy Genel Müdürlüğü tarafından 2/B satış komisyonu tarafından …’a taşınmazın 1/2’si rayiç bedelle peşin satış yapılarak, yerin bedeli 881.267.000 TL. ORKÖY Başmüdürlüğünce tahsil edildiği ve satış komisyonluğunun Tapu Sicil Müdürlüğüne yazdığı 02.06.2000 tarihli yazısı ile söz konusu yerin … adına devri ile tescilinin istenmesi ve yine Davacının 08.12.2009 tarihli dilekçesi üzerine, Tapu Sicil Müdürlüğünün 10.12.2009 tarihli yazısı ile de “18.07.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4706 sayılı Yasa ile bu tarihten itibaren söz konusu yerler için 2924 sayılı Yasanın 11 ve 12. maddeleri uyarınca Orman Bakanlığınca (ORKÖY) yapılacak satış taleplerinin karşılanamayacağı, geçici 3. maddesinde bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce Hazinece satışı yapılan ancak tapuda devir işlemleri tamamlanmamış olan taşınmaz mallar hakkında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, bu nedenle 02.06.2006 tarihi itibariyle satın aldığınız taşınmazın tescili için yasanın yürürlüğe girdiği 18.07.2001 tarihine kadar müracaatta bulunulmadığı gerekçesiyle tescil talebinin yapılmasının mümkün olmadığı” bildirilmiştir.
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesine ilişkin yasanın 3. maddesi ile getirilen “6831 sayılı Orman Yasasının değişik 2. ve 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerde 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasa hükümleri uygulanamaz. Bu yerler, rayiç bedeli üzerinden öncelikle kullanıcısı orman köylüsüne, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise kullanıcılarına doğrudan satılabileceği gibi, belediyelere ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devredilir” hükümleri Anayasa Mahkemesinin 04.10.2002 gün ve 2001/382-21 sayılı kararı ile iptal edildiği, 4706 sayılı Yasanın 3. maddesinde 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. ve 2/B maddesi hükümleri uyarınca orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2924 Sayılı Yasanın satışla ilgili hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilerek 2924 sayılı Yasanın ilgili hükümleri zimnen yürürlükten kaldırıldığı, ilgili hükümleri yürürlükten kaldıran 4706 Sayılı Yasanın 3. maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edildiğine göre Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarih 1997/19-665/1018 sayılı kararında da belirtildiği gibi “Bir yasa veya yasa hükmünde kararnamenin Anayasa Mahkemesince iptali karşısında, önceki yasa veya yasa hükmündeki kararnamenin yürürlükten kaldırıldığı veya değiştirildiği yasanın hükümleri uygulanabilir hale gelmez ve kendiğinden yürürlüğe girmez, bu konuda hukuki boşluk meydana gelir”. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri ve hukuki boşluk nedeniyle 2924 sayılı Yasanın sadece satışa ilişkin hükümlerinin uygulanma olanağı kalmamıştır. 4706 sayılı Yasanın geçici 3. maddesinde “Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce Hazinece satışı yapılan ancak tapuda devir işlemleri tamamlanmamış taşınmaz mallar hakkında da bu kanun hükümleri uygulanır” sözü edilen hükmün Anayasa Mahkemesinin iptal kararı karşısında 4706 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 18.07.2001 tarihinden önce satışları yapılmış yerlere ilişkin uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
3402 sayılı Yasa hükümlerine göre görev yapan arazi kadastro komisyonları, 2924 sayılı Yasanın 11 ve12. maddesine göre muhdesat ve zilyetlik belirlemesi yapan kadastro komisyonları ile 18.07.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4706 sayılı Yasanın 3. maddesi bağlamında yapılan kadastro işlemleri (Anayasa Mahkemesinin 23.01.2002 tarih ve E. 2001/382 K.2002/21 sayılı karaı ile iptal edilmiştir.) 5831 sayılı Yasaya göre kullanım kadastrosu yapan kadastro komisyonları ve 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre görev yapan orman kadastrokomisyonları, 4342 sayılı Yasa hükümlerine göre çalışan mera komisyonları, 2981 sayılı Yasa uygulaması ve 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro paftalarının yenilenmesi işlemlerini ve arazi toplulaştırması işlemlerini yapan kadastro komisyonlarının tümü ile 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi hükmüne göre, teknik hataların düzeltilmesi işlemlerini yapan kadastro müdürlüğü idari kuruluşlardır. Bu komisyonların kuruluşunu ve görevlerini belirleyen yasalar, bu komisyonlara mülkiyet hakkını belirleme görevi verilmiş olduğundan, bu nedenle yaptıkları işlemler adli yargının denetimine tabi tutulmuştur. Sözü edilen kesinleşen 2/B nitelikli Hazine arazisinde “zilyetlik” ”kullanım” şerhi ile bir hak belirlenmiş ve taşınmazın tapu kaydı üzerine davacı yararına kullanım şerhi konulduğu halde davacının satış işlemlerinin tescili sonrasında doğması muhtemel mülkiyet hakkı kısıtlanarak, hem fiilen, hem de H.G.K.’nun 27.02.2008 gün ve 2008/1-178-211 sayılı kararında belirtildiği gibi, kararın infazından kaynaklanan hukuksal bir muaraza ve elatma yaratılmıştır. Taşınmazın 2/B madde uygulamasına konu Hazine arazisi olduğu ve o tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümleri çerçevesinde satışa çıkarıldığı, davacı belirlenen rayiç bedeli ödediği halde, tapuda tescil işlemlerinin yapılmadığı, böylece davacının ilerde doğacak muhtemel mülkiyet hakkının kısıtlandığının kabulü gerekir. Somut olayda; davacı, 2924 sayılı Yasanın 11 ve 12. maddelerinde sözü edilen satışa ilişkin hükümlerin uygulanmasını istemeyip, taşınmazın tescilini istediğinden davaya bakma görevi adli yargıya aittir.
Bu nedenle; Çekişmeli … köyü 952 parsel sayılı taşınmaza ilşkin tapu kaydı, kadastro tespit tutanak örneği, Yörede yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin çalışma tutanakları askı ilan tutanak ve tahdit haritası ile 2/B satış komisyonunun satış işlemlerine ilişkin tüm yazışma ve müsbit evrakı getirtildikten sonra davanın esasına girilerek, yukarıda açıklanan ilkeler gözönünde bulundurularak davanın karara bağlanması gerekirken, uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.