YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/418
KARAR NO : 2011/3906
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2006/18009-2007/3000 sayılı bozma kararında; “Davalı Hazinenin temyiz itirazları çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) ile işaretlenen bölümüne yönelik olup mahkemece bu yer hakkında yapılan inceleme, araştırma ve uygulama karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; temyize konu taşınmazın güneyinde 101 ada 628 sayılı orman parseli bulunduğu halde mahkemece orman araştırması yapılmamış ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının (40/100 dönüm limitin aşılıp aşılmadığı, sulu kuru arazi olup olmadığı vb) oluşup oluşmadığı yeterince araştırılmamıştır.
Bu nedenle mahkemece; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, işi bitirme, çalışma sonuçları, ilan tutanağı ve tahdit haritası yönetimden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde orman mühendisi, ziraat mühendisi ve harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte orman kadastrosu kesinleşmiş ise tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, temyize konu taşınmazın kesinleşen tahdit haritası dışında kaldığının belirlenmesi veya yörede kesinleşen orman kadastrosunun bulunmaması halinde en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planları ilgili yerlerden getirtilip, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; orijinal-renkli memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun yalnız büro incelemesi ile değil, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili rapor alınmalı; temyize konu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yer olması halinde davanın reddine karar verilmelidir.
Temyize konu yerin kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ve ayrıca devletin hüküm ve tasarrufu altında, öncesi ve halen orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, davacı gerçek kişilerin bu yeri Hazineye karşı 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik koşullarının araştırılması, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu 101 ada 171 sayılı parselin fen bilirkişi raporunda A1 işaretli 679,11 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptaliyle ayrı bir parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline, A2 işaretli bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1979 yılında 6831 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 3302 sayılı yasa uyarınca yapılan aplikasyon ve 2B madde uygulaması yapılmış, 20/6/1990 günü ilan edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 31.01.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 05/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.