Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/42 E. 2011/1603 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/42
KARAR NO : 2011/1603
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyünde 2 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunun iddia ederek Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemiştir. Mahkemece 09/06/2008 tarihli krokide A (1787 m2) ve B (3380 m2) ile işaretli taşınmazın davacı adına, C (210 m2) ile işaretli taşınmazın taşlık niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından taşınmazın (A) ve (B) bölümlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21/08/1987 tarihinde 3302 Sayılı Yasaya göre ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu 04/01/1983 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu çalışmada “pürenlik” niteliğinde tesbit harici bırakılmıştır.
Mahkemece (A) ve (B) işaretli çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı yararına kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; uzman bilirkişi tarafından dairenin geri çevirme kararı üzerine hazırlanan ek rapora ekli Memleket Haritasında tarih belli değildir.Oysa taşınmazlar 1983 tarihinde yapılan arazi kadastrosunda tespit harici bırakıldıklarına göre, taşınmazların davanın açıldığı 2006 yılından geriye doğru 20 yıl önceki ve daha eski tarihlerdeki kullanım durumunu ve tasarruf sınırlarını karşılaştırmalı olarak göstermek üzere hem eski, hem yeni tarihli memleket haritaları ve … fotoğrafları üzerinden araştırma yapılması gerekir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten, tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan
memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen Orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen steoroskopik çift … fotoğraflarının steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi zorunludur.
O halde; mahkemece yeniden yapılacak keşifte, taşınmazları geniş çevresiyle birarada gösteren kadastro paftası ile en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ve dava tarihinden 15 – 20 yıl önce çekilmiş steoroskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları ve 766 Sayılı Yasaya göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında yürürlükte bulunan 228 Sayılı Tebliğe göre orman teknik ve idari sınırlamaya ilişkin çalışmalar yapılıp yapılmadığı sorularak, yapılmış ise buna ait tutanaklar ile haritası bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, bu belgelere göre orman ya da 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, orjinal – renkli (renkli fotokopi) memleket haritalarının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğini de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumunu haritalar üzerinde gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yine 228 Sayılı Tebliğe göre yapılan çalışmalara ilişkin tutanaklar ve haritalar uygulanıp, taşınmazın bu harita ile irtibatlı krokisi düzenlettirilmeli, taşınmazların hangi nedenle tesbit dışı bırakıldığı da bu paftaya göre saptanmalı ve bilirkişilerin onayını taşıyan krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları, dayanağı kayıt ve belgeler ve hüküm dosyalarının çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmalı, bundan sonra toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.