Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4297 E. 2011/7798 K. 21.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4297
KARAR NO : 2011/7798
KARAR TARİHİ : 21.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … köyü 44 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçirildikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu ve 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması 3402 sayılı Kadastro Yasasının 4. madde hükmüne göre yapılmıştır
Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınır dışına çıkartılan yerlerden olduğu iddia edilen taşınmazın, tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
14/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen “bu hüküm iddianın ve taşınmazın niteliği ile devlet ya da diğer kamu tüzel kişilikleri olsa dahi tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” hükmü ve 5841 sayılı Yasanın 3. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasına eklenen geçici 10. maddesindeki (Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.) hükmü, Anayasa Mahkemesinin 12/05/2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararı ile İPTAL edilmiş, yine Anayasa Mahkemesinin 12/05/2011 gün ve 2009/31-27(yürürlüğü durdurma) sayılı kararı ile (bu madde ve ibarenin uygulanmasından doğacak sonradan giderilmesi güç ve olanaksız durum ve zararın önlenmesi ve iptal kararının sonuçsuz kalmaması için kararın Resmi Gazetede yayımlanacağı güne kadar YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASINA) karar verilmiştir.
Değinilen yönler gözetilerek, davacı Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasında bulunulduğu ve bu tür iddiaları içeren davalarda, yargısal uygulamada istikrar kazandığı üzere, 10 yıllık hak düşürücü süre ile bağlı kalınmaksızın her zaman dava açılabileceği gibi, hak düşürücü sürenin geçtiği de ileri sürülemeyeceğinden (Örnek karar: Yargıtay HGK’nun 22.03.2000 tarih 1-209/180 E.K. sayılı kararı…) mahkemece işin esası incelenerek toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı HAZİNE vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 21/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.