Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4505 E. 2011/8209 K. 28.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4505
KARAR NO : 2011/8209
KARAR TARİHİ : 28.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı; … Köyü 345 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, mera tahsis kararının ve özel sicil kaydının iptali ile taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır
Mahkemece davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, dava konusu taşınmaz ile ilgili mera tahsis kararı ve tapu kaydının (özel sicil kaydının) İPTALİNE, … Köyü 345 parsel sayılı taşınmazdan orman bilirkişisi … ve fen bilirkişisi …’un 05.07.2010 tarihli raporları ekinde ibraz ettikleri krokide yeşil renkli işaretleyip (A) harfiyle gösterdikleri 78388 m² yüzölçümlü taşınmazın niteliği orman olmak üzere en son parsel numarası verilerek Hazine adına TESCİLİNE,geri kalan kısmı olan 85152 m² yüzölçümlü taşınmazın mera niteliği ile özel sicile kayıtlı olduğu anlaşıldığından bu husustaki kaydın aynen korunmasına,karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili ile davalı HAZINE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera sınırlandırmasına itiraz ile mera özel sicil kaydının iptali tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmayıp, 12/9/2008-13/10/2008 tarihleri arasında ilan edilen ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen 4342 sayılı Mera Yasası hükümlerine göre yapılan mera sınırlandırması vardır.
… Köyü’nde 9/8/1962-7/9/1962 arasında ilan edilen genel arazi kadastrosu sırasında davaya konu parsel, mera olarak tespit edilerek mera özel siciline kaydedilmiştir. Dava 09/10/2008 tarihinde açılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından 4785 ve 5658 sayılı Yasa hükümlerine gözetilerek eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfiyle gösterilen bölümünün fiilen orman niteliğinde olduğundan, 6831 sayılı Yasanın 4999 sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi uyarınca orman sınırı içine alınabileceğine, davalı köy tüzelkişiliğinin temyizi bulunmadığına ve devlet ormanlarının mülkiyetinin HAZİNE’ye ait olduğuna, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” hükmü gereğince davacı lehine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine karar verilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, duruşmada kendini avukat ile temsil ettiren Hazine ve Orman Yönetimi yararına avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.