YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4516
KARAR NO : 2011/4250
KARAR TARİHİ : 12.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar …. ve arkadaşları vekili, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … mahallesi, 496 ada 3, 496 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazlar, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğundan arsa niteliğinde HAZİNE adına tespit edilmiştir.
Davacılar … ve arkadaşları, … mevkii ve 4028 m2 yüzölçümündeki Asliye Hukuk Mahkemesinin 1955/94-128 sayılı tescil ilamı ile oluşan, 26/03/1958 tarih 189 numaralı sicilden gelen 14/11/1972 tarih 189 numaralı tapu kaydı ile malik oldukları taşınmazlarının kadastro sırasında 2667 m2 yüzölçümündeki bölümünün 496 ada 2 parsel numarası ile adlarına tespit edildiğini, geri kalan bölümünün ise hatalı olarak 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğundan HAZİNE adına tespit edildiğini ileri sürerek 496 ada 3 parsel sayılı taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır
Mahkemece, çekişmeli 3 parselin yörede kesinleşen 1951 yılındaki orman kadastrosu dışında, davacılara ait tapu kaydı ve dayanağı olan tescil krokisi kapsamında kaldığı ve tescil ilamında Hazine ve Orman Yönetiminin de taraf olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş karar verilmiş,hükmün Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31/03/2005 gün ve 2005/1513-3768 sayılı kararı ile (… Asliye Hukuk Mahkemesinin 200/295-2003/92 sayılı dosyasında bu dosyadaki davacılar ile çekişmeli 3 parsele kuzeyden komşu olan 2 parselin malikleri olan gerçek kişilerin orman olarak tesbit edilen 496 ada 26 ve 27 parsellere yönelik olarak Kadastro Mahkemesinde tesbite itiraz ettikleri, 2 parsel maliklerinin 2 parsele uygulanan tapu kaydının bir kısmının 26 ve 27 parseller içinde yer aldığı, 3 parsel maliki olan dosyamızdaki davacıların ise, yine aynı 14.11.1972 tarih ve 22 nolu tapu kaydının 26 ve 27 parselleri de kapsadığı hususunu iddia ettikleri, Kadastro Mahkemesinin 1998/561-199/665 sayılı ilamı ile 26 ve 27 parsellerin 1951 yılında yapılan orman tahdidinden sonra oluşan tescilli orman parseli olmaları nedeniyle kadastro tesbit tutanağının düzenlenmediği gerekçesi ile davada görevsizlik kararı verdiği, bu kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, bu mahkemece yapılan inceleme neticesinde ise, çekişmeli 26 ve 27 parseller için 3402 sayılı Yasa gereğince işlem yapılması ve 30 günlük askı ilan süresi içinde açılması nedeni ile görevsizlik kararı verdiği ve olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından bahisle karar kesinleştiğinde mercii tayini için dosyanın Yargıtay’a gönderilmesine karar verildiği ve kararın henüz tebliğ edilmediği, ancak davacıların bu dosyada ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/295 – 2003/92 sayılı
dosyasında aynı tapu kaydına dayandığı ve gerek bu dosyada dava konusu olan 3 parselin, gerekse diğer dosyada dava konusu olan 26 ve 27 parsellerin tapu kaydı içinde yer aldığını ileri sürdüğünden, bu dosya ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/295 sayılı dosyasında verilecek karar birbirini etkileyeceğinden bu dosyaların bir arada incelenmesi gerektiğinden, Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/295-2003/92 sayılı ilamının taraflarına tebliğ edilerek kararın kesinleşmesi sağlanması, sonra ise mercii tayini için dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi,mercii tayini konusunda yapılacak inceleme sonucunda görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu belirlenirse Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ile bu dosyanın birleştirilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği düşünülmesi, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirlendiğinde ise, bu dosyada tapu kaydının dayanağı tescil krokisinin kapsadığı alan ile diğer dosyada aynı tapu kaydının kapsadığı alan ve tescil krokisinin farklı şekilde uygulanmış olduğu ve kapsadığı belirtilen yerlerin değişik olduğu da dikkate alınarak tapu kaydı ile dayanağı olan kroki hudutta belirtilen sabit sınırlar ve şahıs taşınmazlarından başlanarak yeniden uygulanması, kaydın revizyon gördüğü parseller ile çekişmeli parseli bir arada gösterir ve kayıt kapsamını belirtir şekilde teknik bilirkişiye kroki düzenlettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği) nedeniyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuştur.
Davacılar ….’in 02/04/1972 tarih 2 numaralı tapuya dayanarak davacılar … ve arkadaşlarının, 04/11/1972 tarih 1 numaralı tapuya dayanarak, 496 ada 26 ve 27 parsel hakkında açtıkları davalar ile davacılar …. ve arkadaşları’nın 19/07/1941 tarih 16 numaralı tapuya dayanarak, 496 ada27 parselin kendilerine ait 316 m2 olarak tespit edilen 496 ada 8 parsel sayılı taşınmazla bir bütün olduğundan adlarına tescili istemiyle açtıkları davalar birleştirildikten sonra görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmış, davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu nedeniyle birleştirilmiştir
Mahkemece, davacılar … ve arkadaşlarının 496 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının KABULÜNE, 496 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacılar …, …. adına payları oranında tesciline, 496 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının KISMEN KABULÜNE, fen bilirkişisi…’nun 07/04/2010 tarihli raporuna ekli krokide, 496 ada 26 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen bölümü ile 496 ada 27 parsel sayılı taşınmazın C ile gösterilen bölümünün davacılar …, …. … adına payları oranında tesciline,
Davacılar ….’ın 496 ada27 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının KISMEN KABULÜNE, 21/06/2000 tarihli fen ve orman bilirkişilerinin hazırladıkları raporda A ile gösterilen 179 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacılara ait aynı yerde 8 numaralı parsele payları oranında ilavesine, diğer bölümlere ilişkin davasının REDDİNE,
Davacılar …. ve …’ın davasının REDDİNE, 496 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların geri kalan bölümlerinin tespit gibi tesciline karar verilmiş, davacılar …. ve arkadaşları vekili, HAZİNE vekili ve ORMAN YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yörede 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi ile 1996 yılında yapılarak kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, bozmaya uyularak yapılan inceleme ve kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporlarına göre, mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hüküm yerinde 496 ada27 parsel sayılı taşınmazın 21/06/2000 tarihli fen ve orman bilirkişilerinin hazırladıkları raporda (A) ile gösterilen 179 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacılar ….’a ait aynı yerde 8 numaralı parsele payları oranında ilavesine
denmiş ise de 8 parsel sayılı taşınmaz ile (A) ile gösterilen 179 m2 yüzölçümündeki bölümününbirbirine bitişik taşınmazlar olmadığı için aynı prsel olarak tescilinin olanaksız oluğunun gözetilmemesi ,yine 496 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tutanağı üzerinde bu dosyada davaya konu olmadığı halde sehven davalı olarak yazıldığı gözlenmiş olup ,bu parselle ilgili sicil oluşmasını sağlayacak biçimde tutanağının kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, kararın hüküm fıkrasının 3. bendindeki (aynı parselde davacılara ait aynı yerde 8 numaralı parsele hisseleri oranında ilavesine) kelimeleri çıkarılarak yerine (davacılar …. adlarına tesciline) cümlesinin yazılması,yine birinci bendine, (496 ada 2 parsel sayılı taşınmazın hakkında dava bulunmadığı anlaşılmakla tutanağının olağan yolla kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine) cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ve Orman Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 12/4/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.