Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4782 E. 2011/9056 K. 11.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4782
KARAR NO : 2011/9056
KARAR TARİHİ : 11.07.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi ve davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, … köyü’nde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 500 m²l’ik taşınmazının ölçüm dışı olarak bitişikteki orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilen parsel içinde bırakıldığı iddiasıyla Orman Yönetimine husumet yönelterek dava açmıştır. Mahkemece, orman parseli hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlenmediği, daha önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarılması işlemi yapıldığı gerekçesi ile 101 ada 1 sayılı orman parselin yönünden açılan davada, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde 10 günlük süre içerisinde talep halinde dosyanın nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından vekalet ücretine ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1965 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 8 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 1977 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve genel arazi kadastrosundan önce yapılan orman kadastrosunun kesinleşmiş olduğu, 3402 sayılı Yasanın 22/5. maddesi gereğince kesinleşen orman kadastrosunun tapu kütüğüne aktarılması amacıyla, taşınmaza ada ve parsel numarası verildiği belirlendiğine göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı … Yönetimi yararına vekilinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca takdir edilmesi ve görevli mahkemede yargılama yürütülmemesi şartına bağlı olarak vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama
yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 5. bendinin tamamen kaldırılarak yerine beşinci bend olarak “Davalı … Yönetimi vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca 500,00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Yönetimine verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 11/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.