Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4879 E. 2011/9902 K. 14.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4879
KARAR NO : 2011/9902
KARAR TARİHİ : 14.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan …, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 106 ada 17 parsel sayılı 5218,40 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davacı … Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu … köyü 129 ada 17 parselin tespit tutanağının (kadastro tespitinin) iptali ile parselin orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 19.11.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece, dava konusu parselin eğimli, taşlık, orman parseline bitişik bir arazi olması, taşınmazı fiziki olarak bölen herhangi bir ayıracın bulunmaması, zeminde arazinin bir bütün halinde aynı özellikte olması ve parselin ayrılmasını gerektirir herhangi bir unsurun bulunmaması ile 2002 tarihli gizli memleket haritasında dava konusu parselin orman bütünlüğü içerisinde olduğu gerekçeleri ile bilirkişi raporlarına itibar edilmediği belirtilerek, taşınmazın tamamının orman olarak tesciline karar verilmiştir. Ancak ne var ki, mahkemece, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; kural olarak, kesinleşmiş tahdidin varlığı halinde, bir taşınmazın orman niteliği, kesinleşen bu orman tahdit haritasının uzman orman mühendisi aracılığıyla uygulanması ile ve taşınmazın konumunun bu tahdit haritası ile irtibatlı bir şekilde belirtilmesi sonucu saptanır. Somut olayda, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 106 ada 17 parselin krokide B ile gösterilen 15279,73 m²’lik bölümünün yörede 19.11.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde, A ile gösterilen 3688,67 m²’lik bölümünün ise dışında olduğu belirlenmiştir. Kaldı ki, taşınmazın eski tarihli belgelere göre de kısmen orman, kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu ve eylemli durumu itibariyle de orman niteliğinde olmadığı da ayrıca belirlenmiştir.
Bu itibarla, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan, kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiğine göre, davacı … Yönetiminin açtığı davanın kısmen kabulü ile taşınmazın (A) bölümü yönünden davanın reddi gerekirken dosya kapsamı ile örtüşmeyen yanlış görüş ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; kısa kararda dava konusu taşınmazın ada, pafta ve parsel numarası belirtilerek hak sahibi adına sicil oluşturacak biçimde karar vermek gerekirken, kısa kararda sicil oluşturulmadan karar verilmesi, tespitin iptali yerine, tutanağın iptali denilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 14/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.