YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4925
KARAR NO : 2011/8625
KARAR TARİHİ : 04.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1995 yılında yapılan ek kadastro sırasında, … köyü 766 ve 775 parsel sayılı sırasıyla 38522 m² ve 6712 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde sahasında kaldığından söz edilerek beyanlar hanesine “1970 yılından beri … oğlu …’ın kullanımındadır” açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmişler ve itirazsız kesinleşmişlerdir.
Davacı … Yönetimi; 766 ve 775 sayılı taşınmazların tahdit içinde iken 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları, ancak eylemli orman oldukları, 4999 sayılı Yasa uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan ancak eylemli orman olan taşınmazların talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceği, tahsisi yapılan bu yerlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edileceği öngörüldüğünden, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/62 değişik dosyasıyla 766 parselin eylemli orman olduğunun tespit edildiği ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından dava konusu 766 parselin Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edildiği, bu sebeplerle çekişmeli parsellerin tamamının tarla olan niteliklerinin iptal edilerek orman olarak düzeltilmesi, beyanlar hanesindeki 2/B şerhi ile …’ın zilyet olduğuna yönelik şerhin silinmesi, el atmanın önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davanın devamı sırasında idarece, taşınmazların cinsleri orman olarak değiştirilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazların 1950 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde iken 1991 yılında 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları, dava konusu taşınmazların eylemli orman oldukları ve yargılama sırasında taşınmazların cinslerinin orman olarak düzeltildikleri gerekçesiyle nitelik değişikliğine yönelik hüküm kurulmasına yer olmadığına, beyanlar hanesindeki 2/B ve zilyetlik şerhinin kaldırılmasına, davalı gerçek kişilerin el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapuda cins değişikliği, beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1941 yılında yapılıp 1950 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 21.02.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışarısına tarla nitelikleri ile çıkartıldıkları, ancak eylemli orman olduklarından 4999 sayılı Yasa ile değiştirilen 6831 sayılı Yasanın 11/5 maddesi gereğince ve talep üzerine Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edildikleri ve niteliklerinin de idari yoldan orman olarak düzeltildiği, orman olarak tescil edilen taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağı anlaşıldığına göre, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı Hazine aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 5., 6. ve 7. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine beşinci bent olarak “5-6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, sonraki bendlerin takip eden numara ile devamına ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalı gerçek kişiden onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 04/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.