YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4959
KARAR NO : 2011/5052
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2002 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 101 ada 703 parsel sayılı 4690.00m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Kasım 1933 Tarih, 171 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Hazine, taşınmazlara uygulanan tapu kaydının değişir sınırlı olduğu, bu nedenle miktarı ile geçerli sayılması gerektiği; evveliyatı orman olan, ormandan ve meradan kazanılan yerlerin zilyetlik ve zamanaşımı yolu ile edinilemeyeceğini ileri sürerek, tapu kaydı miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddi ile taşınmazların tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 08/10/2007 tarih, 2007/ 3449- 3316 Sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “çekişmeli taşınmaza uygulanan tapu kaydının hududunda “meşelik” okuduğu, ancak mahkemece yapılan orman araştırmasının yeterli olmadığı açıklandıktan sonra kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların yöntemince uygulanması ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1979 yılında seri bazında yapılan ve sonuçları 05/12/1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra, evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3402 sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapılmış, bu çalışma ise temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 26/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.