Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4978 E. 2011/6236 K. 24.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4978
KARAR NO : 2011/6236
KARAR TARİHİ : 24.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 126 ada 2 parsel sayılı, 5816,98 m2 yüzölçümlü taşınmaz, hali arazi niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, tapu kaydı ve zilyetlik iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddi ile dava konusu taşınmazın niteliğinin orman olarak değiştirilerek Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacı, yargılama sırasında tapu kayıtları ibraz etmesine rağmen bu kayıtlar ilk tesisinden itibaren bütün tedavülleri ile getirtilip mahallinde uygulanmamıştır. Taşınmazın eski tarihli memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmişse de, memleket haritası ve kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek çakıştırılmadığı için taşınmazın memleket haritasında gösterildiği yerin doğru olup olmadığı denetlenememektedir. Diğer taraftan, Keşif zaptında yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri taşınmazın davacı Tevfik Kırbayır’a ait olduğu bildirilmiş, bu kişinin davacılarla ilgisi bulunmamasına rağmen davacılar tarafından da bu hususta bir itiraz dermeyan edilmemiş, mahkemece de bu konu üzerinde durulmamıştır. … dışındaki davacıların başlıkta gösterilmemesi de HYUY’nin 388.maddesine aykırıdır. O halde;
Mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, (dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları), komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.;
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı, yerel bilirkişi marifetiyle zemine uygulanmalı, tapu kaydı uymadığı takdirde 3402 sayılı yasanın 14-17 .maddeleri uyarınca zilyetlik koşullarlı araştırılmalı, keşif zaptındaki yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanlarında geçen Tevfik Kırbayır’ın kim olduğu, davacılarla ilgisi davacılar ile yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklattırılmalı, toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 24/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.