Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5016 E. 2011/9702 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5016
KARAR NO : 2011/9702
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesine göre yapılan kadastroda … ilçesi … köyü … Mevkii 184 ada 25 parsel sayılı 545,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı” ve “… … oğlu … kullanımındadır” şeklinde şerh yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, taşınmazın yüzölçmünün eksik belirlendiği iddiasıla dava açmıştır. Mahkemece davacının ilk celseye kadar dava ve delillerini bildirmediği gerekçesiyle davasının 3402 sayılı Yasanın 28/1. maddesine göre (REDDİNE) davacının itiraz etmemiş sayılmasına, çekişmeli … köyü 184 ada 25 sayılı parselin 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işleminin kesinleştiğinin tesbitine ve Maliye Hazinesi adına tapuya TESCİLİNE, … köyü 184 ada 25 sayılı parselin Dava konusu … köyü 184 ada 25 parsel sayılı 545,43 m2 büyüklüğündeki taşınmazın bulunduğu, … … oğlu 1950 doğumlu … Kullanımında olduğunun tesbitine, tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında yapılıp 16.01.1946 tarihinde askı ilanı yapılarak 10.04.1946 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981 yılında yapılarak 24.09.1982 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen EK 4/1 madde gereğince “ 6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir.
Davacı tarafın askı süresi içinde parelin yüzölçümünün eksik belirlendiği savıyla dava açmış, davacı tarafa 3402 sayılı Yasanın 28/2. maddesi gereğince 3402 sayılı Yasanın 28/2. maddesi gereğince “aşağıda belirtilen mahkemede gününde hazır bulunmanız, varsa delillerinizi ve dava sebebini ilk duruşma gününde bildirmeniz, iddia ve savunmalarınızı dahil yazılı olarak vermeniz, duruşma gününde hazır bulunmadığını ve dava sebep ve delillerinizi bildirmediğiniz taktirde 3402 sayılı Kadastro Kanunun 28/2. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına tesbit gibi tescile kara verileceği ihtar olunur” şerhini içeren davetiye tebliğ edilmiştir. Davacı taraf ilk duruşma günü gelmediği, dava delillerini ileri sürmediğine göre davasının 3402 sayılı Yasanın 28/2. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına tesbit gibi tescile karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, 3402 sayılı Yasanın 28/2. madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan 1, 2, 3 ve 4 numaralı bentlerin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak, bunun yerine; bir numaralı bent olarak “1-Davacının ilk celseye kadar delillerini bildirmemesi nedeniyle, 3402 sayılı Yasanın 28/2. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, çekişmeli … köyü 184 ada 25 sayılı parselin beyanlar hanesindeki şerhler aynen muhafaza edilmek suretiyle tesbit gibi tapuya tesciline,” iki numaralı bent olarak “2- Davalı … Müdürlüğüne vekaleten Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaiye göre 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesi gereğince 100,00.-TL avukatlık ücretinin davalı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,” cümlelerinin yazılması ve sonraki bentlerin numaralarının buna göre düzenlenmesi suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y sının 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi,