YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5038
KARAR NO : 2011/9719
KARAR TARİHİ : 13.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 Sayılı Yasanın 8 ve 3402 Sayılı Yasanın Ek-4.maddesine göre yapılan kadastroda … ilçesi … Mahallesi … mevkii 20420 ada 10 parsel sayılı 146,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B Maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ve … oğlu 1955 doğumlu … kullanımında olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … … kızı olduğu halde beyanlar hanesinde … oğlu olarak yanlış yazıldığı gibi parselin miktarının da az belirlendiği bu yanlışlığın düzeltilmesi istemiyle parantez içinde Hazine yazılmak suretiyle Kadastro Müdürlüğü ile Orman Yönetimi aleyhine dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … ilçesi … mevkii 20420 ada 10 sayılı parselin 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınrıları dışına çıkartıldığının TESBİTİNE, … adına tapuya tesciline, taşınmazın … Kızı 1955 doğumlu …’ın kullanımında olduğunun tesbiten, tapu kütüğünün beyanlar hanesine gösterilmesine, Kadastro tutanağındaki … oğlu … iptaline davacının eksik ölçüm talebinin REDDİNE karar verilmiş hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4.maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … köyünde 1941 yılında askı ilanı yapılarak 1942 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.07.1977 tarihinde yapılarak 16.11.1977 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, 1988 ve 1989 yıllarında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen, aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen EK 4/1 madde gereğince “ 6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir.
Kadastro tesbitine itiraz davalarında davalı sıfatı tesbit malikiyle birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına şerh yazılan kişi yada kişilere aittir. Yüksek Hukuk Genel Kurulunun HGK.2010/7-70-86 sayılı kararında da değinildiği gibi, aleyhine dava açılanların davalı sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. HUMK. 179/1.maddesi gereğince dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gereklidir. Bu bildirim esnasında yapılan yanlışlıklardan bazıları, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi, davalının temsilcisinde yanılmış olması halinde olduğu gibi olanak dahilindedir. Somut olayda, Kadastro Müdürlüğü’nün davalı gösterilmesinin ve Hazine vekili tarafından temsil edilmiş olmanın temsilcide yanılgı olarak değerlendirilmesi gereklidir.
Davacı, tutanağın beyanlar hanesinde yanlışlıkla … oğlu olarak yazıldığı, … kızı olarak düzeltilmesi ve parselin miktarının artırılması istemiyle dava açmış olup, davanın tesbit maliki Hazineye yöneltilmesi gerekirken, dava dilekçesinde sadece Orman Yönetimi ile parantez içinde Hazine yazılarak Kadastro Müdürlüğü hasım gösterilmiştir. Dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenenin Kadastro Müdürlüğü değil, Hazine olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın davalı olarak sadece kadastro müdürlüğüne yöneltildiğinden söz edilemez. Ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali vardır. Mahkemece temsilde yanılma hali resen gözetilerek, davanın tesbit maliki Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmeli, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devam edilmeli, açılan dava nedeniyle çekişmeli parselin kadastro tesbiti kesinleşmediğinden, 3402 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin, Medeni Yasanın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi gereği, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar vermelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden yargılama devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesin yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 13/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi