Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5065 E. 2011/8584 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5065
KARAR NO : 2011/8584
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 227 ada 11 parsel sayılı 502,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ile davalı … adına tespit edilmişken komisyonun yaptığı ikinci incelemede dava konusu taşınmazın 1967 yılı tahdidi içindeyken 2006 yılında 2/B ile orman sınırları dışına Hazine adına P.VI no ile çıkartıldığı ve davalının ise tescil ilamı sonucu oluşan tapu kaydı ibraz ettiği anlaşıldığından, aynı kuvvetteki belgeler nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak tutanak ve ekleri 3402 sayılı Yasanın 10. maddesine göre kadastro mahkemesine devredilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın 2/B alanında kaldığı, Orman Yönetimi ise, evveliyatının orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Hazine tarafından 25.12.2007 tarihinde Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/752 esasında çekişmeli taşınmazın 1967 yılında orman kadastro sınırları içinde bırakıldığı halde, gerçek kişiler adına tescili, tescil hükmünün yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması isteminin reddine ilişkin Muğla Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 20/03/2004 gün ve 2007/752- 169 sayılı kararı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince onandıktan sonra 19/10/2010 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmış olup, … oğlu …’ın kullanımında olup parsel içerisindeki ev ve 10 adet zeytin ağacı ile 5 adet meyve ağacının kullanıcısına ait olduğu beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 31.10.1967 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 3302 sayılı Yasaya göre 23.06.2006 tarihinde ilanı yapılıp dava ve kadastro tespit tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Taşınmaz kesinleşen bu uygulamada P.VI nolu 2/B poligonu ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanda kalmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit ve 2/B haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın P. VI nolu 2/B alanında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına, davalının dayandığı tescil ilamına konu taşınmazın 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içersinde olmasına karşın sadece fen ve ziraat bilirkişi raporuna dayanılarak tahdit içersinde kalan yerde orman araştırması yapılmadan tescil kararı oluşturulduğuna ve 1967 tahdidi içersinde iken 2001 tarihinde yapılıp 23.06.2006 tarihinde 6
aylık süre ile ilan edilerek kadastro tespiti ile tutanakların ve davanın aktarıldığı tarih itibariyle de kesinleşen 2/B madde uygulamasında, tespit ve tescile konu taşınmazın P.VI nolu 2/B alanında kaldığının anlaşılmasına, Hazinenin kesinleşen 2/B uygulamasına dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi istemi ile açılan davanın esasen eldeki kadastro tespitine itiraz davasını bekletici sorun (önmesele) yapmak sureti ile sonucunu beklemesi yargılanmanın yenilenmesi davası ile tutanak ve eklerinin birleştirilmesi gerekirken, eldeki davanın sonucunu beklenmeksizin sonuçlandırıldığına tescil hükmünün oluştuğu tarihte çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde olması nedeniyle hükmün Orman Yönetimini bağlamayacağı, tescil hükmünün kesinleşmesinden sonra 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı dava sebepleri ve maddi vaka farklı olduğundan somut olay için usul hükmü bağlayıcı olmayacağına göre, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 36. maddesinde; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre “bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine ilişkin 5 ve 6 numaralı parağraflarının tamamen iptal edilerek hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 5 numaralı parağraf olarak ”5-3402 sayılı Yasanın 6099 sayılı Yasa ile değişik 36/A maddesi ile geçici 11. maddesine göre; davacı … Yönetimi ve Hazinenin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına ve aynı yasa hükmü gereğince davacı … Yönetimi ve Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün HYUY’ nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 04.07.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.