YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5081
KARAR NO : 2011/4781
KARAR TARİHİ : 20.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan … oğlu …, … oğlu … ve … oğlu …, … oğlu …, … oğlu …, … oğlu …, … …. oğlu …, … oğlu …, … oğlu …, …. oğlu …,…. oğlu … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2005 yılında yapılan kadastro sırasında, … Köyü 102 ada 5 ila 14, 16 ila 38 parseller orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Davacı …, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 102 ada 5 ila 14, 16 ila 38 parsellerin … …’in dava dilekçesine ekli veraset ilamında (mirasçılık belgesinde) belirtilen tüm mirasçıları adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. … oğlu … ve … oğlu … 102 ada 23, … oğlu … 102 ada 17 ve 31, … oğlu … 102 ada 10, 11, 26, 28, 29 ve 38, … oğlu … 102 ada 18, … oğlu … 102 ada 12, 13, 16, 19 ve 37, … oğlu … 102 ada 33 ve 34 , … oğlu … 102 ada 7, 30 ve 36, … oğlu … 102 ada 14, … oğlu … 102 ada 5, 6, 20 ve 27, … oğlu … ve arkadaşları 102 ada 21 parsellerin adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra 102 ada 5 ila 17, 24, 30, 33, 36, 37 ve 38 parsellerin tamamı, 102 ada 23, 31, 32 ve 35 parsellerin (A) bölümleri resmi belgelere orman sayılan yerlerden oldukları, 102 ada 23, 31, 32 ve 35 parsellerin (B) bölümleri ile 102 ada 18, 19, 20, 21, 22, 25, 26, 27, 28, 29 ve 34 parsellerin tamamı eski tarihli memleket haritasında açık alanda gözükmekte ise de, sınırdaki orman parseli ile bütünlük içinde bulundukları, orman içi açıklık niteliğinde oldukları, bölgenin doğal orman ağacı olan meşe ağaçlarının hayvan baskısı sonucu yetişemedikleri, ağaçların tahrip edildikleri gerekçesiyle açılan davaların reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacılardan … oğlu …, … oğlu … ve … oğlu …, … oğlu …, … oğlu …, … oğlu …, … İbrahim oğlu …, … oğlu …, … oğlu …, …oğlu …, … oğlu … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye uzman bilirkişi kurul raporuna eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli 102 ada 5 ila 17, 24, 30, 33, 36, 37 ve 38 parsellerin tamamı, 102 ada 23, 31, 32 ve 35 parsellerin (A) ile işaretlenen kesimlerinin yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüklerinden orman sayılan yerlerden oldukları, 102 ada 18 ila 22, 25 ila 29 ve 34 parsellerin tamamı ile 102 ada 23, 31, 32 ve 35 parsellerin (B) ile işaretlenen kesimlerinin ise yapraklı ağaç rumuzlu (meşe ağacı vb) açık alanda gözüktükleri, orman bütünlüğü içinde bulundukları anlaşıldığına, hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli tüm taşınmazlarda aralıklı olarak meşe ağaçlarının bulunduğu belirtildiğine, bilimsel görüşlerde meşe tohumlarının, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı, tohum kanatlarının olmaması nedeniyle rüzgar v.s. gibi doğal etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün olmadığının açıklandığına, dolayısıyla taşınmazların üzerindeki meşelerin kadastro tespit tarihinden önceki yıllarda tahrip edildiği toprak altında kalan ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden sonraki yıllarda çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bu gün üzerinde görülen meşelerin meydana geldiğine, 6831 sayılı Yasanın 1. maddesine göre tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman saydığına, kaldı ki, zaman içinde taşınmazlar üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olması o yerlerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmeyeceğine, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağı orman sayılan yer olup zilyetlikle kazanılamayacağına, davacı kişilerin tutundukları tapu kayıtlarının cinsleri, yüzölçümleri ve sınırları itibariyle çekişmeli yerlere uymadıklarına, kaldı ki, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olup, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Yasasının 31/3 maddesi gözetilmeksizin Orman Yönetimi yararına 1.000.- TL. vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 6 ila 9, 11 ila 16 numaralı bölümlerinin 3. bentlerinin 2. cümlelerinde yer alan “1.000.- TL.” rakamının kaldırılarak; bunların yerine, “200.- TL.” yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 20/04/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.