Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5198 E. 2011/10005 K. 15.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5198
KARAR NO : 2011/10005
KARAR TARİHİ : 15.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

2002 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 120 ada 1 parsel sayılı 12.599,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarih 370 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, 118 ada 1 ve 120 ada 1 sayılı taşınmazların 2/B alanında kaldığı, orman örtüsü ile kaplı olduğu, zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı, Hazine adına tescillerine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın Hazine tarafından temyizi üzerine Dairece 2. kez bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.10.2005 gün 2005/6549-12112 sayılı red-bozma kararında özetle “118 ada 1 sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddine, 120 ada 1 parsele ilişkin hat uygulamasının yetersiz olduğu, bu sebeple taşınmaz başında yeniden yöntemine uygun şekilde orman tahdit haritası, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının uygulanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.Mahkemece red – bozma kararına uyulduktan sonra 120 ada 1 sayılı taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ve (B) ile işaretlenen bölümlerinin kısmen yeşil renkli ormanlık alanda, kısmen de orman içi açılık olarak gözüktükleri, (A) ile işaretlenen kesiminin üzerinde eylemli biçimde orman ağaçları bulunduğu, taşınmazın tamamının sınırdaki Erentepe Devlet Ormanı ile bütünlük içinde olduğu, ormanın devamı niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 120 ada 1 sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1947 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 23.08.1979 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ve 2002 yılında 3402 sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılıp dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye uzman orman bilirkişi kurul raporuna eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli 120 ada 1 sayılı taşınmazın (A) ile işaretlenen kesiminin orman sayılan yerlerden olduğu, üzerinde eylemli biçimde orman ağaçları bulunduğu, (B) ile işaretlenen bölümünün ise orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, sınırdaki Erentepe Devlet Ormanı ile bütünlük içinde bulunduğu anlaşıldığına, öncesi orman olan ve orman bütünlüğü içinde bulunan taşınmazların tapu veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceğine göre … şekilde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A
maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Geçici 11. maddesinde “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazın tesbit maliki olan davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple, hükmün yargılama giderlerine ilişkin “3, 4 ve 5 rakamlı bölümlerinin” tamamen hükümden çıkarılarak bunların yerine “19.1.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ve 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesi uyarınca Davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile değiştirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.