YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5379
KARAR NO : 2011/10800
KARAR TARİHİ : 29.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı mirasçılarından … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 101 ada 768 parsel sayılı 289.47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiş; Orman Yönetimi, orman olduğu iddiasıyla dava açmış, mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 27.44 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine, (B) harfi ile gösterilen 262.03 m2’lik bölümünün tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/11/2008 gün ve 2008/12886- 2008/ 16993 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “Mahkemece, çekişmeli parselin kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları içinde, kısmen dışında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında çekişmeli parseli ilgilendiren orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik bulunmadığı, yörede orman kadastrosunun seri usulle ve hava fotoğrafı yöntemiyle yapıldığı, kesinleşen orman tahdidinin bulunduğu yerlerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşmiş tahdidin uygulanması ile belirlenmesi, kesinleşmiş tahdidin uygulanmasının ise yapılışındaki tekniğe uygun olması gerektiği, orman bilirkişisi … ’in raporunda bu hususa değinilmişse de çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer ile geniş çevresindeki komşu parsellere ait orman sınır, nokta ve hatlarının işlenmiş olduğu hava fotoğrafı üzerinde taşınmazın konumu gösterilmediğinden raporun denetlenemediği açıklandıktan sonra mahkemece, önceki keşifte yer alan bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılması, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktalarının, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktasının bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağının sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, çekişmeli taşınmazın yer aldığı orman kadastro haritası ile genel arazi kadastro paftası örneğinin ölçekleri 1/5000, 1/10000 ve 1/20000 ölçeklerinde denkleştirilerek birbiri üzerine ablike edilip taşınmazların kesinleşen orman kadastrosuna göre konumunun gösterildiği rapor ve kroki alınması, orman kadastro tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde çekişmeli taşınmaz ile birlikte geniş çevresinde yer alan taşınmazların konumunun gösterilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, tespitin iptali ile çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı mirasçılarından … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1964 yılında seri usulle orman kadastrosu yapılmış, 25/10/1965 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna, çekişmeli taşınmazın 1964 tarihli orman kadastrosunun yapımına esas olan memleket haritası ve hava fotoğrafında koyu renkli alanda kaldığı, imar- ihyadan yoksun, tarım dışı arazi olduğu saptandığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesine göre “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan 5 ve 6. bentlerin kaldırılarak, bunun yerine, “6099 sayılı Yasayla 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına “cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalı mirasçılarından … ‘den onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.