YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5409
KARAR NO : 2011/9843
KARAR TARİHİ : 14.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … köyü 586, 587, 610, 611, 612, 615, 617, 620 ve 621 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden oldukları halde, 2008 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırı dışında bırakıldığını bildirerek orman sınırlamasının iptalini ve taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 586 parselin A (690 m2), 587 parselin A (387 m2), 611 parselin A2 (172 m2), 612 parselin A (381 m2), 615 parselin A (457 m2), 617 parselin A (273 m2), 620 parselin A (504 m2) ve 621 parselin A2 (592 m2) işaretli bölümlerin orman sınırı içine alınmasına, 610 parsel bakımından davanın reddine, tapu iptali tescil istemi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesine göre 6 ay içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Yörede 21.04.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ile 1982 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; … bilirkişi raporunda 610 parselin (A) ve (B2), 611 parselin (A1) ve 621 parselin (A1) işaretli bölümlerin 2/B sahasında kaldığı belirlendiği halde bu bölümler hakkında inceleme yapılmadan ve Hazine davaya dahil edilmeden, yalnızca eski tarihli resmi belgelere göre orman olduğu halde orman sınırı dışında bırakılan bölümler hakkında hüküm kurulmuştur. Oysa ki; taşınmazların tamamının öncesi itibarıyla orman olduğu iddia edildiğine ve 2/B uygulaması da henüz kesinleşmediğine göre, dava aynı zamanda 2/B uygulamasına itiraz olarak kabul edilmeli, hak sahibi Hazine davaya dahil edildikten sonra, 2/B sahasında kalan bölümlerde, 2B koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda inceleme yapılmalıdır.
6831 sayılı Yasanın değişik 2/B maddesinde bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi yasa maddesinde anlatılan bilim ve … bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesi olduğu açıktır. Bu yöntem, toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yokolması sonuçlarını doğurur.
Yasada tanımlanan (…bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.
O halde, uzman orman bilirkişisinin, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurarak, dava konusu taşınmazların orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve kararlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazların hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması, taşınmazların hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını raporunda açıklaması, halen nitelik kaybetmeyen bölümleri de raporunda işaretlemesi gerekir. Bu nedenlerle, uzman tarım ve orman bilirkişilerinden yukarıda açıklanan hususlarda rapor alınmalı, Hazine de davaya dahil edildikten sonra elde edilecek delillere göre karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 14.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.