YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/541
KARAR NO : 2011/3118
KARAR TARİHİ : 23.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/12/2006 gün ve 2006/16121-16893 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Kadastro Mahkemesinin 01.06.2004 gün 1970/267-2004/105 sayılı kesinleşmiş kararı ile çekişmeli taşınmaz hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/108 Esas sayılı dosyasında dava bulunmadığı belirlendiğinden ve taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı 23.03.2005 tarihi itibariyle yörede yapılan orman kadastrosu kesinleşmiş olduğundan kesinleşmiş tahdit haritası uygulanarak davalı taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurul raporunda; çekişmeli taşınmazın kesinleşmemiş orman tahdit haritası dışında kaldığı açıklanmış ise de, kesinleşen orman tahdit haritasındaki konumu iki orman sınır noktasıyla gösterilmiş, tahdit haritası ile çekişmeli parselin kadastro paftası ölçekleri eşitlenmemiş, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki çizilmemiştir. Bu haliyle uzman bilirkişi kurulunun orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu dosyadan anlaşılamamaktadır.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir. O halde; öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği bulundukları yerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası, orman rejimi dışına çıkarma haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritasındaki konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine ve Antalya İli, … İlçesi, … Köyündeki 787 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile … bilirkişisinin 01.03.2010 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 1049,27 m² miktarındaki yerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan … bilirkişisinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 372.50 m²’lik bölümünün aynı parsel numarası ile tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 22.09.1969 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 09.06.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de, bozma kararı doğrultusunda işlem ve uygulama yapılmamıştır. 04/12/2006 gün ve 2006/16121-16893 sayılı bozma kararında “kesinleşmiş tahdit haritası, orman rejimi dışına çıkarma haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritasındaki konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” belirtildiği halde somut olayda uyuşmazlık kesinleşmiş orman kadastrosuna göre değil en eski tarihli memleket haritasına göre çözülmüştür. Her ne kadar; orman bilirkişi kurulu, taşınmazın kesinleşmiş tahdit dışında kaldığını ifade etmiş iseler de; … bilirkişi … …’ın 01/03/2010 tarihli ek raporunun eki krokide ve orman bilirkişi kurulunun raporlarına ek orman kadastro haritasındaki krokilerinde çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı gözlemlenmiştir. Ancak, tahdit içinde kalan bölümün yüzölçümü tespit edilmemiştir. Bu nedenle; mahkemece, 04/12/2006 gün ve 2006/16121-16893 sayılı bozma ilamında belirtildiği gibi çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritasındaki konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı ve kesinleşmiş tahdit içinde kalan bölüm yönünden davanın kabulüne, tahdit hattı dışında kalan bölüm yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken en eski tarihli memleket haritasına göre yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 23/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.