Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5497 E. 2011/9006 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5497
KARAR NO : 2011/9006
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 102 ada 42 parsel sayılı, 16858,26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1944 tarih 434 nolu vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmaza uygulanan vergi kaydının bir sınırının mera okuması nedeniyle miktarıyla geçerli olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile vergi kaydındaki miktar olan 1500 m2’lik kısmın tarla niteliği ile davalı adına, kalan 15358 m2’lik bölümün mera niteliği ile özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaza uygulanan 1944 tarih 434 sayılı vergi kaydının bir sınırının mera okuması ve sınırda eylemli orman bulunması nedeniyle dayanak kaydın miktarı ile geçerli olduğu, davalının dayandığı 1978 tarihli satış senedinin sınırlarının ve miktarının belli olmaması nedeniyle itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dayanak mera kaydının güney sınırını … okuduğu, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların, davacıya ait yerin güneyinde …’ye ait taşınmazın bulunduğu, davacının bu yeri satın alarak kendi taşınmazına eklediğini beyan ettiklerine ve bu beyanların gerek vergi kaydı ve gerekse 1978 tarihli satış senedi ile desteklendiğine, esasen bu yerin güneyinde …’ye ait bir taşınmazın bulunduğunun Mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, mahkemece yapılacak keşif ve uygulama ile 1978 tarihli satış senedine konu olan ve …’den satışla davacıya geçen taşınmazın olabildiğinde sınırlarının ve miktarının belirlenmesi ve belirlenecek taşınmazın davacıya ait vergi kaydı kapsamındaki yer ile birlikte hesaplanacak yüzölçümü belirlendikten sonra varsa miktar fazlası yönünden Hazinenin davasının kabul edilmesi, başka bir ifade ile …’nin bahsi geçen taşınmazının vergi kaydı miktarı ile birlikte 16858 m2’den fazla olması halinde miktar fazlasından bahsedilemeyeceği, bu miktardan az belirlendiği taktirde aradaki farkın miktar fazlası olarak kabul edilerek bu kısım için davanın kabul edilmesi gerekir.
Diğer taraftan kabule göre de, taşınmazın 1500 m2’lik kısmın tarla niteliği ile davalı adına, kalan 15358 m2’lik bölümün mera niteliği ile özel siciline yazılmasına karar verilmiş ise de, ifraz krokisi düzenlenip hükmün infaza elverişli hale getirilmemesi de yanlıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 07/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.