Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5682 E. 2011/9290 K. 13.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5682
KARAR NO : 2011/9290
KARAR TARİHİ : 13.07.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine, davalılardan … vekili ve katılan davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … köyü 103 ada 69-81-113; 102 ada 6-8-10 ve 112 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 2521,78 m²; 2921,97 m²; 3193,56 m²; 1344,71 m²; 1259,29 m²; 4222,00 m² ve 94,02 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı gerçek kişilerin murisi adına tesbit edilmişlerdir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden oldukları iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve dava konusu … ili, … ilçesi, … köyünde bulunan 103 ada 69 ve 81 nolu parsellerin kadastro tespitinin iptali ile 103 ada 81 parselin tamamı ile 103 ada 69 parselin ise krokide (A) ile gösterilen 1669,02 m²’lik bölümünün orman niteliği ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 69 parselin krokide (B) ile gösterilen 852,76 m²’lik bölümü ile 102 ada 6-8-10; 103 ada 113 ve 112 ada 4 nolu parsellerin ise tamamının tespit malikinin mirasçıları adına paylı olarak tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine, davalılardan … vekili ve katılma talebinde bulunan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Davaya katılma talebinde bulunan Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden;
H.Y.U.Y.’na göre hüküm temyiz etme yetkisi davanın taraflarına aittir. Orman Yönetiminin 3402 sayılı Yasanın 26/D maddesine göre asli davacı sıfatıyla davaya harçlı bir katılımı yoktur. Davada taraf sıfatı olmayan Orman Yönetiminin kararı temyiz yetkisi ve sıfatı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) Davacı Hazinenin çekişmeli 103 ada 69-81-113; 102 ada 6-8-10 ve 112 ada 4 parsel sayılı, davalı kişi vekilinin ise, 103 ada 81 nolu parsel ile 103 ada 69 nolu parselin krokide (A) ile gösterilen 1669,02 m² bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada davaya konu taşınmazlardan 103 ada 81 nolu parselin tamamı ile 103 ada 69 nolu parselin krokide (A) ile gösterilen 1669,02 m²’lik bölümü orman sayılan yerlerden; 102 ada 6-8-10 ve 103 ada 113 ve 112 ada 4 nolu parsellerin tamamı ile 103 ada 69 nolu parselin krokide (B) ile gösterilen 852,76 m²’lik bölümü orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve 102 ada 6-8-10 ve 103 ada 113 ve 112 ada 4 nolu parsellerin tamamı ile 103 ada 69 nolu parselin krokide (B) harfi ile gösterilen 852,76 m²”lik bölümü yönünden adına tescil kararı verilen davalılar yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, mahkemece davanın kısmen reddi ve kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hüküm tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceği ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa değişikliğinden kaynaklanan bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 5., 6. ve 8. bentlerinin kaldırılarak; bunun yerine, “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 13/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.