YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/571
KARAR NO : 2011/3234
KARAR TARİHİ : 24.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/3704-6963 sayılı 25.05.2010 günlü red-bozma kararında özetle; “1) Dava konusu 120 ada 307 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişisinin 16/01/2009 tarihli krokisinde (B) ile gösterilen 5826,57 m2 yüzölçümündeki bölümün fiilen yoğun olarak 20-25 yaşlarında meşe ve … tipi ağaçlarla kaplı olduğu, batı kısımda ise 15-20 yaşlarında kızılçam ağaçları bulunduğu ve ortalama % 22 eğimli olduğu, bu bölümde tarım yapılmayıp meşelerin ve çalılıkların odun ihtiyacını karşılamak için kullanıldığı, fiili niteliği itibarıyla imar ihya ve zilyetlikle kazanmaya elverişli olmadığı anlaşılmış olup, bu 120 ada 307 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen bölümü yönünden davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davaya konu 120 ada 307 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişisinin 16/01/2009 tarihli krokisinde, (A) ile gösterilen 2232,64 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; mahkemece yapılan keşifte dinlenen orman ziraat ve … bilirkişilerince verilen raporda, 03/07/2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu yerin ormana sınır olmadığı, 1958 tarihli memleket haritasında üzerinde orman bitki örtüsü olmayan açıklık veya tarım alanında yer aldığı, krokide (A) ile gösterilen 2232,64 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise fiilen sürülü tarla olduğu, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarından dava konusu parselin davacıya dedesinden annesine, annesinden de kendisine miras kaldığını, parselin içinde yer alan yaklaşık 2 dönümlük yerin (bu bölüm krokide (A) ile gösterilmiştir) 50 – 60 yıldır eklemeli olarak ekilip biçilmek suretiyle tarla olarak kullanıldığını davacının dayanağı tarla niteliğinde ve 40 ar yüzölçümündeki, sınırları Doğusu; …, Batısı; …, Kuzeyi; …, Güneyi; … olan 1937 tarih 781 sayılı vergi kaydının maliki …’ın davacı …’nün annesinin babası olduğu ve vergi kaydının mevki ve hudutları itibari ile çekişmeli yere uyduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca, (A) taşınmazına komşu … Köyü çalışma alandaki 122 ada 1 ve 122 ada 7 parsel sayılı taşınmazların zeytinlik niteliğinde gerçek kişiler adına kesinleştiği anlaşılmaktadır. Tüm bu delillere göre 120 ada 307 parsel sayılı taşınmazın krokide
(A) ile gösterilen bölümü hakkında davacı kişi yararına, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca irsen intikal ve zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz kazanma koşullarının gerçekleştiği gözetilmeksizin davanın tümüyle reddedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacının davasının kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü 120 ada 307 nolu parselin 20.01.2009 günlü … bilirkişi krokisinde (A) ile işaretli 2232,64 m²’lik kısmının parselden ifrazı ile 120 adaya ait en son parsel numarası ile davacı adına tesciline, krokide (B) ile işaretli 5826,57 m²’lik kısmın ise yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. madde hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 24/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.