YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5786
KARAR NO : 2011/11118
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında … köyü, 1424 parsel sayılı 4308,01 m² yüzölçümündeki 2/B parselinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine … oğlu … (ölü)’nun zilyetliğinde olduğu şerhi verilmiştir. Davacı, taşınmazın dönüm değerinin daha düşük olduğunu belirterek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tespitindeki diğer hususlar baki kalmak kaydıyla Hazine adına tapuya tescili ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine harca esas değer miktarının 6318,56.-TL olarak tashihen şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki harca esas değere itiraz istemine ilişkindir.
Emlak Vergisi Değeri Bulunmayan Taşınmaz Malların Kıymetinin Takdiri Hakkında Yönetmeliğin 1. ila 6. maddelerinde; “kadastro komisyonlarınca kadastro harcı ve yargılama giderlerine esas olmak üzere takdir edilen değerlere karşı maddi hesap hataları dışında itiraz edilemeyeceği gibi maddi hesap hataları nedeniyle 30 günlük askı ilanı sonuna kadar itirazların kadastro müdürlüğünce incelenip düzeltileceği” hükümleri yer almaktadır. Dosyadan davacının 30 günlük ilan süresi içerisinde taşınmazın harca esas değerine itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasanın 25. maddesinde kadastro mahkemesinin görevleri sayılmıştır. Bu nedenle mahkemece, mercii de yanılma sonucu açılan davanın kadastro müdürlüğüne yapılan itiraz gibi değerlendirilerek yukarıda belirtilen yönetmelik çerçevesinde dava dosyanın kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.