YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5823
KARAR NO : 2011/9279
KARAR TARİHİ : 13.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 536 parsel sayılı 4270,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın 1960,00 m² bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, davacı … Yönetimin davasının kısmen reddine, kısmen kabulüne ve dava konusu … ilçesi, … köyü köseler mevkiindeki 536 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile, krokide A ile gösterilen 3077,00 m²’lik bölümünün aynı parsel adı altında tespitte olduğu gibi malikleri adlarına tapuya kayıt ve tesciline, krokide B ile gösterilen 1193,00 m² bölümünün ise aynı köy en son parselden sonra gelen parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporuna göre taşınmazın 1193,00 m²’lik bölümü 228 sayılı tebliğe göre yapılan idari orman sınırları içinde kaldığı ifade edilmiş ise de, kadastro paftası ile 228 sayılı tebliğe göre yapılan idari orman sınırlama haritası çakıştırılmadığından hükme dayanak alınan rapor denetlenememektedir. Ayrıca çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tesbit tarihinden önce orman kadastrosu da bulunmadığına göre, taşınmazın dava edilen bölümü yönünden eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları ve 228 sayılı tebliğe göre yapılan sınırlandırma üzerinden de araştırma yapılması gerekir. Zira orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
O halde; mahkemece yeniden yapılacak keşifte, taşınmazı geniş çevresiyle bir arada gösteren kadastro paftası, komşu parsel tutanakları ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve 766 sayılı Yasaya göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında yürürlükte bulunan
228 sayılı Tebliğe göre orman teknik ve idari sınırlamaya ilişkin tutanaklar ile haritası bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, bu belgelere göre orman olup olmadığı belirlenmeli, orjinal – renkli (renkli fotokopi) memleket haritalarının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğini de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumunu haritalar üzerinde gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yine 228 sayılı Tebliğe göre yapılan çalışmalara ilişkin tutanaklar ve haritalar uygulanıp, taşınmazın bu harita ile irtibatlı krokisi düzenlettirilmeli ve bilirkişilerin onayını taşıyan krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları, dayanağı kayıt ve belgeler ve hüküm dosyalarının çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmalı, bundan sonra toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 13/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.