YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5880
KARAR NO : 2011/9663
KARAR TARİHİ : 12.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman sınırlandırılmasına itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … ilçesi, … köyü, … mevkii 131 ada 3 parsel sayılı 164874,82 m² yüzölçümlü taşınmaz, nitelik tespiti yapılmadan, tutanakların edinme sebebinde devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğu ve kimsenin mülkiyet iddiasına bulunmadığı belirtilmiş ise de; Kadastro Mahkemesinin 2008/41 esasında, davacı … Yönetimi tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savıyla dava açılmıştır. Kadastro Mahkemesinde davacı … Yönetimi, … köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda davalıya ait taşınmazın orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Orman kadastrosuna itiraz davası ile malik hanesi ve nitelik belirlemesi boş olarak bırakılan kadastro tespit tutanağı aslı birleştirildikten sonra Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlandırılmasına itiraz ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı gerçek kişiler aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hükmün 3. bendinin kaldırılarak, bunun yerine üçüncü bent olarak “3-6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına, sonraki bendlerin takip eden numara verilmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 12/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.