YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5885
KARAR NO : 2011/9664
KARAR TARİHİ : 12.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü 155 ada 30 parsel sayılı 1327,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE ve dava konusu parselin kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporuna ekli krokide (A) işaretli 284,06 m² bölümün orman niteliği ile, (B) işaretli 1043,11 m² bölümünün taşlık, kayalık niteliği ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 02.06.1948 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 01.02.2001 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 2008 yılında 4999 sayılı Yasayla değişik 6831 sayılı Yasanın 9. maddesine göre fenni hataların düzeltilmesi çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dava konusu taşınmaz ve etrafının 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda 29.05.1948 tarihli orman kadastro tutanağında Kireçli mevkiindeki 3 parçe taşınmazın orman iç parseli olarak sınırlandırıldığı ve … , … , … ile … ‘a ait bu iç poligon içinde kalan arazinin “%70 pırnal, akçakesme %20 zeytinlik %10 sandal vesaire ile karışık ağaç ve ağaççıklardan ibaret karışık basit baltalık devlet ormanı” olduğu belirtilerek o tarihte yürürlükte bulunan 01.12.1940 tarihli orman tahdit ve tescil talepnamesinin 38. maddesi gereğince fiili durumu tespit edilerek orman sınırı dışında bırakıldığı, taşınmazın bu şekilde 1948 yılında niteliğinin belirlenmesinin hak sahiplerinin geçerli bir tapusu varsa o tapuya dayanarak orman kadastrosuna itiraz davasına imkan vermek olduğu, aslında taşınmazın orman kadastrosu içinde bırakıldığı, orman kadastrosunun iptali için hak düşürücü süre içinde herhangi bir dava da açılmadığı, taşınmaz üzerinde 3 adet yaşı zeytin ağacı bulunduğu ve % 5-20 eğimli olduğu, sınırında kişilere ait kesinleşmiş taşınmazlar varsa da o bölümler hakkında da Hazine ve Orman Yönetimi tarafından dava açma olanağının da mümkün olduğu gözönünde bulundurularak 1948 yılında kesinleşen orman sınırı içinde bırakılan taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kesinleşen orman tahdidi içinde kalması nedeniyle orman olduğu saptanan taşınmazın tamamının bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “ (B) rumuzu ile gösterilen 1043,11 m² kısmın taşlık, kayalık vasfı ile tesciline” denilmiş olması ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı gerçek kişi aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 2. bendinin 2. paragrafının hükümden tamamen çıkartılarak, bunun yerine, “dava konusu 155 ada 30 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması, yine hükmün 4., 5. ve 6. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine dördüncü bent olarak “4-6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına, sonraki bendlerin takip eden numara verilmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 12.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.