Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5907 E. 2011/10801 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5907
KARAR NO : 2011/10801
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılar Hazine ve Tedaş tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
… Mahallesi 474 parsel sayılı 5940 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yörede 1956 yılında yapılan kadastro sırasında tarla niteliği ile 182 yazım numaralı vergi kaydı uygulanmak suretiyle kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, daha sonra çekişmeli 3587 ve dava dışı bir kısım parsellere ifraz edilmiştir. 3587 parsel sayılı 2744 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile … adına tapuda kayıtlı olup kaydın beyanlar hanesinde “TEK Genel Müdürlüğü lehine 50 m2’lik alanda irtifak hakkı vardır” şeklinde şerh bulunmaktadır. Orman Yönetimi 3587 parselin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümüne ait tapunun iptaliyle orman niteliğinde Hazine adına tescili, davalıların el atmasının önlenmesi ve kaydın beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi istemi ile dava açmıştır. Davaya dahil edilen Hazine son oturumda parselin kesinleşen 2/B madde uygulama alanında kalan bölümünün de Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, taşınmazın tapu kaydının iptali ile bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 147.94 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölüme ait kayıt üzerindeki şerhin silinmesine, (B) harfi ile işaretli 922.85 m2lik bölümünün 2/B madde uygulama alanında kaldığı anlaşıldığından tarla niteliğinde Hazine adına, (C) harfi ile işaretli 1673.21 m2’lik bölümünün aynı parsel altında davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Hükmüne uyulan 24/02/2010 tarih, 2009/8630 – 2010/2281 sayılı ilamda “çekişmeli taşınmazın (A) harfli 147.94m2’lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığının yöntemince belirlenmiş olması nedeniyle Orman Yönetiminin diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak yönetimce kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölüme davalıların el atmasının önlenmesinin de istendiği halde bu konuda olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmamış olmasının doğru olmadığı“ açıklanmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş; taşınmazın tapu kaydının iptali ile bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 147.94m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalı …’ın bu bölüme el atmasının önlenmesine, bu kısma ait kayıt üzerindeki şerhin silinmesine, (B) harfi ile işaretli 922.85m2lik bölümünün 2/B madde uygulama alanında kaldığı anlaşıldığından tarla niteliğinde Hazine adına, (C ) harfi ile işaretli 1673.21m2lik bölümünün aynı parsel altında davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bu karar Orman Yönetimi, Hazine ve TEDAŞ tarafından temyiz edilmiştir. Dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 31/08/1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında 2. madde, 1991 yılında 2/B madde uygulamaları yapılmış ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan harç ve masraflarla ilgili 4, 5 ve 6. bentlerin kaldırılarak, bunun yerine, “ 6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına “cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve TEDAŞ’ın yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 29/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.